30 Haziran 2008 Pazartesi

Oyun Sonucu...

Oyunun puanlamasıyla ilgili herhangi bir mutabakata varılamadığı için eski sistem üstünden yapılan puanlama sonuçları sonucu yandaki sıralama oluştu.

Eğer benim ilk sunduğum öneri kabul olmuş olsaydı;

1. Onur 21
2. İdris-Özgür 20
3. Meriç-Mümin 12

olacaktı. Böylece elde ettiğim birincilikle ilk oyunda çizilen karizmamı :) biraz telafi etmiş oldum. Katılımlarınız için yeniden teşekkür eder, bir başka turnuvada buluşmak üzere diyorum.

Hoşçakalın, futbolsuz kalmayın...

29 Haziran 2008 Pazar

:D

Mümin Güler'in katıldığı ya da katılmayı düşündüğü nişan,düğün,sünnet gibi organizasyonlar vurdu turnuvaya damgasını. nasıl bi yerde nasıl insanlarla yaşıyosun diye sorarlar insana. Bu gidişle yakında Mümin Güler kendi nişan ya da düğününe katılacağı için yapamayacak tahminleri

Final

daha önceden de belirttiğim üzere Türkiye-Almanya maçı galibinin şampiyon olacağını düşünüyordum. Bu turnuvada şu ana kadar iyi oynayanlar her zaman kazanmadı. Kötü de oynasa Almanlar bu maçı alır.

Almanya- ispanya 2-1

jose final tahmini

Almanya-İspanya : 1-1

Nişan var maçı seyredemeyeceğim saygılar

final ---son idris ay

ispanya 1 - 0 almanya

Final - Elveda 2008

İspanya 2 Almanya 2

.. ve Final ..

İspanya - Almanya : 2 - 0

26 Haziran 2008 Perşembe

Rusya - İspanya

Rusya 1 İspanya 2

2. finalist

Hiddink'in takımının kazanmasını istiyorum bu akşam. Ancak tarihten gelen bir veri şunu söylemekte: Hiddink'in takımları yarı finalde hep takılıyor. Bu bilgiye dayanarak bu akşam İspanya'nın çok daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Ancak gönlümden geçen Rusya'nın kazanması. O yüzden biraz duygusal bir tahmin yapiyorum.
İspanya-Rusya 1-2

.. Senellinas & Kafetzis ..

Muhteşem bir turnuva geçirdik. Genel olarak bakıldığında çok iyi bir futbol mu oynadık? Hayır. Ama basbayağı tarihe geçtik. Hem de defalarca. Bir turnuvada 3 kez maç çeviren ilk takım...

Takımımızın yabancı basında aldığı lakaplar.. "Comeback kings"... Geri dönüş kralları.. "Host killers".. Ev sahibi katilleri --2000'den beri hak ettiğimiz bir sıfat; Belçika, Japonya, Kore Cumhuriyeti, İsviçre--.. "Bravehearts".. Cesur yürekler..

Hatta öyle ki bir Yunan arkadaşımın ifadesi aynen şu şekildeydi ilk tur maçlarından sonra.. "Şu takımı [Yunanistan] yenilemeye forvetten başlayalım. Sizden iki oyuncu alıp isimlerini Senellinas [Şentürk] ve Kafetzis [Kahveci] yapsak en azından tek golle kupayı bitirmezdik."

Şaka bir yana, dünkü maçın bi değerlendirmesini yapmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Maçın ilk 75 dakikası oyunun hakimiyken, son 15 dakika biraz sallandık o da Almanya'ya yetti.

Almanya'nın oynadığı futbolla kesinlikle finali hak ettiğini düşünmüyorum hâla. Şu turnuvada oynadıkları futbola bakınca kura şansıyla burada olduklarına inanıyorum açıkçası. Zira kuranın diğer tarafında elenen Hollanda, Fransa, İtalya hatta Romanya Almanya'dan daha iyi takımlar bana göre. Fransa, belki Domenech sayesinde kişiliksizden de öte bir futbol oynasa da B Grubunda Fransa, C Grubunda Almanya olsaydı muhtemelen aynı şeyler olmaz mıydı diye de düşünüyor insan...

Almanlar'ın tek avantajı sahanın her yerinde ortalama oyunculara sahip olmaları bence. Portekiz'e bakıyoruz, muhteşem bir hücum gücü bireysel olarak ama takım oyununa çeviremiyorlar ve orta sahayla kalelerinde çok zayıflar. Hollanda deseniz, Portekiz'in iki gömlek üstü ama stoperleri Letonya'dan hallice. İtalya diyoruz, müthiş bir savunma organizasyonu ama yarı sahayı geçemediler turnuva boyunca neredeyse... Almanya'ya bakınca ise sıradan bir kaleci, sıradan bir savunma hattı --iyi kesiciler ama topu oyuna sokma konusunda Sabri Sarıoğlu tadı yakalıyolar genelde--, sıradanın biraz üstü bir orta saha ve Klose dışında bi numarası olmayan forvet hattı. Kimbilir, belki de işin esprisi birimlerin kalitesinin birbirine yakın olmasından geçiyordur da ben anlayamamışımdır. Gerçi Arda ve Nihat'lı bir Türkiye'nin bu Almanya'yı yeneceğşnş düşünüyorumama hipotez olarak kaldı tabii ki bu!

Takımımıza gelince, pozisyon hatalarına rağmen ömründe ilk kez stoper oynayan Mehmet Topal, Ballack'ı tabir-i caizse ezip geçen Mehmet Aurélio, yorulana kadar topu çok iyi kullanan Ayhan Akman ve yine yorulana kadar Friedrich'in kanalını koridor yapan Uğur Boral takımın dünkü iyilerindendi. Hamit Altıntop, fena bir oyun oynamamasına rağmen kaptırdığı 4 topun 2'sinin gol 1'inin de gol pozisyonu ile sonuçlanması sonucu moral olarak biraz oyundan düştü ikinci yarı. Sabri Sarıoğlu, maç boyu berbat bir performans sergilediyse de ikinci golün asistini yaparak biraz olsun kendini affettirdi. Gerçi üçüncü goldeki pozisyon hatasını Baran Demirli yapmaz o da ayrı! Rüştü Reçber de milli takım jübilesini keşke daha iyi yapabilseydi... Semih Şentürk içinse artık kelimeler kifayetsiz...

Can sağlığı olsun.. Oynamayan Tolga'dan İstiklal Marşı'nı ezberlemeye vaktim olmadı diyen Kazım'a, "Servet'i yetiştiremezsem mesleği bırakırım" deyip gözleri kan çanağına dönen Doktor Uğur'dan efsane malzemeci Mehmet Akpençe'ye kadar herkese teşekkürler ve tebrikler!!!

Turnuvanın herhalde bizler için en unutulmaz anlarının videosuyla bitirelim...

http://www.vidivodo.com/158938/turkiye-hirvatistan

Skor tahminim de bugünkü maçla ilgili.. İspanya - Rusya : 2 - 2...

..................................

.....................
.....................
.....................

ispanya 1 - 1 rusya

25 Haziran 2008 Çarşamba

Dualarımız sizlerle!

Türk futbol tarihinin en önemli günlerinden biri geldi çattı. Tarihimizde 3. kez katılma başarısı gösterdiğimiz Avrupa Şampiyonaları tarihinde ilk kez finale ulaşmak için mücadele edeceğiz. 85 yıllık futbol tarihimizde, 3. kez Avrupa Şampiyonası ve 2 kez de Dünya Kupası'na katılma başarısı gösterdik, 1 çeyrek final, 2 yarı final oynama başarısı elde ettik(inşallah ilk final olacak bu akşam). Aslında bu oldukça başarılı bir performans. Ancak bizler her zaman kendimizi dev aynasında gördüğümüz ya da kendimizi sürekli aşağıladığımız için tam performansımızı bir türlü sahaya yansıtamıyoruz. Geldiğimiz noktada gruptan mucizevi bir şekilde çıkmış, yari finale başka bir mucizeyle kalmış bir ekip görünümünde olup, tüm Türkiye'nin takdirini kazandık. Ancak gruptan çıkamamış olsak, bugün Fatih Terim ve 23 futbolcu en ağır eleştirilerle karşı karşıya kalacaktı. Futbolun nankör bir oyun olduğu malum. Ancak toplumun genelinde olan ve nedenleri; futbol konusunda eğitimsizlik ve de başkalarının düşüncelerine saygı göstermeme rahatsızlıklarına en azından bizlerin de bulaşmaması lazım. İyi bir futbol oynamamış olabiliriz, zaman zaman yanlış yönetilmiş, oyuncuları hata yapmış,hakemler tarafından ezilmiş bir takıma sahip de olabiliriz. Ancak şu unutulmasın ki sahaya çıkan herkes ve de teknik ekip elinden gelenin en fazlasını yapmakta. İnanın ki bu ülkede bu adamlardan daha fazlasını ortaya koyabilecek birileri olsa şu an İsviçre'de bulunuyor olurdu. Fatih Terim kadro seçiminde,sahadaki dizilişle ilgili hatalar yapmış olabilir(ya da skorun kötü olması bunu ortaya koyuyor olabilir). Ama şu unutulmasın ki, kendini futbolu bilen insanlar olarak yorumlayan bizler bu insanların yanında hiç bir şey bilmemekteyiz. İsviçre, Çek Cumhuriyeti ve Hırvatistan maçları sonrası övgüyle söz ettiğimiz, yerlere göklere sığdıramadığımız oyuncularımızı Almanya maçının sonucu ne olursa olsun ayakta alkışlamalıyız. Turnuvalar en iyinin ya da en iyi oynayanın değil, son ana kadar ayakta kalabilenlerin başarılı olduğu organizasyonlardır. Yıldızlar topluluğu Portekiz, Fransa,Hollanda, İngiltere gibi takımlar şu an maçları evden izlerken bizim oyuncularımız kupaya ulaşma hayalleri içindeler. Bu bile bizim gibi 3. dünya ülkesi sayılan, ekonomisi zayıf,dolayısıyla spor yatırımları düşük olan bir ülke için mükemmel bir başarıdır. Ancak şu var ki tarih sadece zafere ulaşanları yazar, bu zafere nasıl ulaşıldığı, başarıların yanında sadece teferruattır. Bu bakımdan bu akşam sonuç ne olursa olsun,maçın son düdüğü çaldığı andan itibaren, televizyon başında maçı takip edecek sizleri, milli takımımızı ayakta alkışlamaya davet ediyorum. Elde edilen sonuçlar için değil, iyi futbol oynadıkları için değil, sahaya çıkıp ellerinden geleni yaptıkları, rakiplere korku saldıkları, Türkler'in asla pes etmeyeceğini tüm dünyaya ispat ettikleri için sizden bunu rica ediyorum.

Gelelim maç ile ilgili beklentilerime: Sahaya çıkacak 11'i bilmiyorum ancak, Rüştü-Sabri-Gökhan-Hakan-Kazım-Hamit-Mehmet Topal-Mehmet Aurelio-Uğur-Semih kesin ilk 11 başlayacak sanırım. 11. adam olarak da Ayhan'ın oynaması taraftarıyım. Hakan stoper oynayacaksa,Uğur'un sol bek,Ayhan'ın ortasahanın solunda,2 Mehmet'in ön libero,Kazım'ın sağ açık,Hamit'in forvet arkası ve Semih'in tek santrafor çıkması gerekli bence. Semih kendisine atılacak toplardan bir iki tanesini indirebilirse arkasından gelen Hamit'in şutları ile rakibi göbekten delmemiz oldukça olası. Rakibin defansının ortası uzun boylu ve nisbeten ağır oyunculardan kurulu. Bu bakımdan bizim için en kilit nokta burası. Hakan Balta'nın Mehmet Topal'a göre stoper oynatılması şu avantajı sağlar: İki Mehmet Ballack'ı oyundan düşürebilirler. Ballacak sinirlerine hakim olabilen bir oyuncu değil, bizim bu iki ön liberomuz da nisbeten çok sakin adamlar (Ayhan,Emre Belözoğlu'na göre). Podolski ve Schwensteiger durdurulursa biz bu akşam maçı ister 11, ister 14 ister 8 kişiyle alırız.

Tarihin gösterdiği bir gerçek var ki;Türkler gerçekten zor işleri başarabilmekte. Bugün yine çok zor olacak işler bizim için. Televizyonlarda,gazetelerde insanlar umutlu demeçler verirken içten içe fark yeriz düşüncesine sahipler. Bugün KA-ZA-NA-CA-ĞIZ. Gerisini bilemem. Ama kazanacağımıza yürekten inanıyorum. Karşımızda tam kadro bir Alman takımı olabilir. Sakat ve cezalılar nedeniyle ideal kadroyla sahaya çıkamıyor olabiliriz. Bugün herşey bizim aleyhimize olabilir. Ama oyuncularımızın ve teknik ekibimizin yürekleri bu akşam bizlerin duaları ile çarpacak. Kalemize gelen topta 70 milyon olup Rüştü'nün arkasında duracağız, hücumlarımızda 70 milyon şutu beraber çekeceğiz. Bugün ayrımların,farklılıkların değil, birlik ve beraberliğin günü olacak.

1919-1923 arasını bir düşünelim arkadaşlar...Para yok,silah yok,asker yok,cephane yok,araba yok,sanayi yok,ekonomi yok...Bu şartlarda o inançlı insanlar, özgürlüğe kavuşulması için canını feda eden insanlar belki yok. Şartlar bunu gerektirmiyor. Bugün elinden gelenden fazlasını yapacak, yüreğiyle oynayacak, sakatlanma pahasına topu almaktan başka bir şey düşünmeyen Cesuryürekler olacak sahada. Arda yok,Tuncay yok,Nihat yok,Emre yok,Servet yok....Ama Rüştü var,Mehmetler var,Gökhan var,Hamit var, Nöbetçi golcü Semih var... Eksiğimiz yok fazlamız var. 11 Çılgın Adam'ın ardında milyonlarca çılgın yürekli Türk var.
Skor ne olursa olsun son düdüğe kadar inancımızı,umudumuzu, sevgimizi,desteğimizi,dualarımızı bırakmayalım. Bizim nasıl bu galibiyete ihtiyacımız varsa, sahadaki aslanların da bu desteğe ihtiyacı var.

Mesajımı ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ün bir sözüyle sonlandırmak en uygunu sanırım.

''Ey Türk istikbalinin evladı! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.''


Türkiye - Almanya 3-1

Semi-Final - Match 1

İdris'in güzel temennilerinden sonra ruhunu s..im arkadaş dicenizi biliyorum... Ama..

Türkiye-Almanya: 1-3

diyorum..

Aksi çıkarsa ben bu yazıyı yerim afiyetle, orası ayrı!!

Türkiye - Almanya maç öncesi...

Çok zor çeyrek finallerden sonra çok zor iki yarı final bizi bekliyor. Tahmin yapmak, olabilecekler üstüne konuşmak çok zor.

Ben böyle günlerde çok büyük heyecanlar duyardım eskiden. Bir galibiyetle herşeyin çok başka olacağına dair inançla dolardı içim. Bugün gördüğüm ise bu maçın koca bir maratonun minik bir parçası olduğu. Hele de eski Avrupa Şampiyonunun düştüğü durumları düşünürsek... Bütün karizmaları çiziliverdi. Komşuya bakmaktan ziyade kendimize de bakabiliriz aslında. Dünya Kupası ve Konfederasyon Kupalarındaki başarılardan sonra nasıl bir düşüş içine girdiğimiz. Umarım önemli mevki ve makamlarda bulunan futbol büyüklerimiz o günlerden gerekli dersleri almıştır ve aynı sıkıntıları yaşamayız. ( Sıkça sözü edilen futbol okulları büyük bir projenin bir parçası ise anlam kazanabilir. Biliyoruz ki okul açmakla bitmiyor işler)Bugünlerde "Çılgın Türkler" adıyla adeta bir marka haline gelen çocuklarımız gelecekte de bu markanın hakkını vermeye devam ederler.

Şans, mucize ve şahsen benim de dua olarak nitelediğim durumun arkasında bir gerçek var tabi: Mücadele. Elbette ki mücadele etmeyen bir takıma olmayacak dualara amin demek de yardım etmiyor. Ama olanların olağanüstülüğünü rakamlar açıklıyor. O yüzden şans ve mucize gibi kavramları reddetmenin mantıksız olduğunu düşünüyorum. Meriç'in yazdığı taslağı okudum az önce. O yazı, Türkiye'nin turnuvalar tarihini kısaca özetlemiş. Ben tekrar etmeyeceğim ama oradan okumamız gereken birşey artık Türkiye'nin de bir turnuva takımı olduğu. Havasını bulduğu takdirde yenilmesi zor bir ekip olduğu. Bugün de o havasını bulmuş ekip sahada olacak. Bunu söylüyorum, çünkü bizim maçlarımızda psikolojik faktörler çok büyük önem kazanıyor. O yüzden Gökhan Zan ve Hakan Balta'nın tandemi oluşturmasına bile kafayı takmıyorum. Almanların bu açığı değerlendirme gibi bir fikirleri olmazsa sıkıntı yaşayacağımızı zannetmiyorum. Duran toplarda Gökhan Zan'a vuramayacak bir adam verirsek oradan da sorun yaşamayız bence. Hele Portekiz karşısındaki hızlı hücumları bize karşı yapmaları çok mümkün değil. Avusturya gibi oynarsak maçın sonunu rahat rahat getiririz diye düşünüyorum. Zaten onlara benzeyen bir ekibiz. Ortasahada kalabalık, pres yapan, kısa pas karakteri baskın olan.

Bu elim ve vahim şartlar altında karşımızdaki ekibin Almanya olması da inanılmaz bir şans diye düşünüyorum. Son yıllarda çok rahat kazanıyoruz onlara karşı ve Türklerin göğsünü kabartma isteğiyle ilgili cümleler daha çok sarf edilir oluyor Almanya maçları öncesinde. Herşeyin üstümüze üstümüze gelmesi de basınla suların durulur gibi olduğu bu noktada ayrı bir avantaj. Biz rakibe karşı motive olamıyoruz ne yazık ki. Bizim tarzımız bu...

Kazanmak zorunda olsaydık kazanırdık derdim. Ama öyle bir mecburiyetimiz yok. Özellikle gollerden önceki tutuk oyunlarımızı düşünerek ben

Almanya 0 Türkiye 0

diyorum. Almanlar veya biz "Çılgın Türkler" baskın bir stratejiyle ( ör: Leeds - Galatasaray yarı final maçı) maça başlamazsa dengenin bozulacağını pek düşünmüyorum. Ama öyle yada böyle zaman aktıkça ibrenin bize döneceğini düşünüyorum, çünkü psikolojik ve birçoğuna göre Amerikalı kondisyonerlerimiz sayesinde fiziksel avantajımız var. (2004 Dünya Kupasında aynı metodu Almanlar denemiş ve 2. olmuştu.) Bir 10 dakikalık maç başı baskısı başarılı olabilir ama Terim bu riski alır mı bilmem.

Neyse hadi bakalım "Çılgın Türkler" bugün yeni bir Türk filmi daha izleyelim. Diğerleri kadar gerilim olmasın, romantik komedi'ye de razıyız bugün. Umarım Almanları düşürdüğümüz hallere gülebiliriz ekran başından. Hadi bakalım, maç sonu yine burada destanı yazıyor oluruz inşallah...

Herkese iyi seyirler...

yer gök inlesin....idris ay..

meksiklere ragmen.....
almanyanın üstünlüğüne rağmen.....

Ben inanıyorum..İnanmak istiyorum ve türkiye 1 - 0 almanya diorumm...tahinden çok temenni ama olsun.......

23 Haziran 2008 Pazartesi

..Süper Transfer..

Dünkü maçı eski bir arkadaşımla beraber izledik.. Güzel de geyikler döndü maçı özetleyen..

a: arkadaş
b: ben

a: Olm, bu İtalya napıyo lan böyle.
b: ??!
a: Adamlar, EURO 2004'ün Yunanistan'ı olmuşlar. Ama bi farkla.. Hücum da edemiyolar!

b: Oha, Torres'i çıkarıyo...
a: Ooo, iyi iyi..
b: Ne diyon olm?
a: Fener'de de Alex'i çıkarır bu herif 60'ta, diyim sana.. Süper transfer..
b: Hahahaa!!!

b: van Nistelrooy, Raul, Nihat, Eto'o, Forlan'ın arasından bu sığır [Güiza] nası gol kralı olmuş lan?
a: olm bırak onu da herif gol atıcam diye manşet aldı la resmen!!

Ayrıca Onur'un düşünceleriyle ilgili de şunları belirtmek istiyorum. İspanya, karşısında beton gibi bir İtalyan savunması buldu desek yeri. Onun için de bir şeyler yapmaktan ziyade yapmayı denediler sadece. Ama İtalya'nın hücum taktiği, bize karşı oynayan Çek Cumhuriyeti'nin çok kötü bir kopyası gibiydi. Bindirme ustası Grosso, sırf yerini kaybetmemek için 45-50 metreden orta --hatta şişirme-- yaptı sürekli. Bal yapmayan arı tadında takılan İspanyol orta sahasına değişiklikler de kâr etmedi.

Yunanistan, böylesi bir taktikle oynayabilir. Hatta biraz da mecbur! EURO 2004'te kapanmaya yönelik bi taktikle oynadıklarında ellerinde tek teknik ve yaratıcı sayılabilecek oyuncu 36 yaşındaki Vasilis Tsiartas'tı. İtalya'ya bakıyosun; De Rossi, Aquilani -ki dün topa değmedi, adama resmen gördüğün İspanyol'a yapış kopilim denmiş- Camoranesi, Del Piero, Di Natale gibi adamlar var her an tabelayı değiştirebilecek. Yani "Ya Allah" daha doğrusu "Ma Dio" deyip "Reggio Calabria geçilmez" oynamalarına anlam veremiyorum...

1976 doğumlu Senna'ya da maç boyu "Genç Senna" diyen yüce kişilik Ömer Üründül'e saygılarımla...

İspanya - İtalya / Çeyrek final değerlendirmesi

Çeyrek final tahminlerimizde ciddi anlamda sınıfta kaldık. 90 dakika üzerinden tek doğru tahmini Jose yaptı.

Özgür the Great, güzel futbol kazandı diye başlık atacak zannediyorum. Hücum futbolunu sevenler için güzel bir sonuç oldu. Şahsen ben Yunanistan'ın, İtalya'nın 2004 ve 2006 tarihli müthiş savunma organizasyonlarından çok keyif almıştım. İşini fazla şansa bırakmayan, akılla oynanan bu tarz oyunları ben seviyorum. Ama popüler algı o yönde değil, saygı duyuyorum.

Ki İtalyanları da tebrik etmek lazım, ülkelerine gelen onca yabancıya karşın devşirmesiz safkan takımlarıyla mücadele etmeyi tercih ettiler. Tabi bunun bir prensip sonucu olduğunu iddia etmek biraz abartı olur.

İspanyollar da cezaalanı çevresinde beklediğim üretkenlikten çok uzak bir futbol sergilediler. Ayağa kısa paslar iyiydi ama birşeyler beklediğimiz Xavi ve Iniesta'nın minik hamleli futbollarına diğer İspanyollar da uyum sağlayınca haliyle tıkandı İspanya. Değiştirilmeleri bence doğruydu. Sahada farklı birşey yapmaya çalışan D. Silva, Torres ve Villa'yı belki biraz ayırmak gerek. Onun dışında savunma yönündeki performanslarını takdir etmek gerek ama zaten bunlar zorunluluk zaten. Sergio Ramos'un ve Casillas'ın bu yöndeki performansları da göz alıcıydı. İtalyanlar ise eksiklerinin ( Totti, Cannavaro) sıkıntısını yaşadı turnuva boyunca. 2006'ya en çok yaklaşan oyunlarını 10 kişilik gardı düşmüş Fransa karşısında oynadılar. Ama bence bugün sağlam bir Totti oyunun kaderini değiştirirdi. Totti'nin emeklilik kararını yeniden düşünmesi gerek 2010 Dünya Kupası için.

Hollanda ve Portekiz'in elenmesiyle takımımıza en ters gelecek takımlar turnuva dışına gitti ve kalan 4 takıma baktığımızda kupa yolunun açık olduğunu söyleyebiliriz. Bunca sakat ve cezalı oyuncuya karşın sahip olduğumuz moral ve motivasyonla şansımız yüksek.

Bu arada Jose'ye iki puan yazmışsınız. Puanlama konusunda fikir mi değiştirdiniz?

22 Haziran 2008 Pazar

çeyrek 4

İspanya-İtalya : 2-1

.. İspanya - İtalya, Son Çeyrek ..

Espagna - Italia : 2 - 1

.. for the sake of good football just like yesterday ..

çeyrek final son maç

maçın ilk yarısına kadar belli bir süre sürekli HOLLANDA'nın yenmesini istedim....İnadım Rusya oynadıkça azaldı..Hakikaten eze eze yendi...Eğer biraz becerikli olsalar maç uzatmaya da kalmazdı....

İspanya maçına gelince dünkü maça rağmen ispanyaya inancım azalmadı...İtalyanın yenileceğini umuyorum....

ispanya 1 - 0 italya

Kızıltaş'tan kehanetlere devam...!

Hollanda ve Rusya ile ilgili öngörülerim gerçekleştiği için daha bir inançla kehanetlere (bildiğin sallamasyon) devam ediyorum. Bugün İtalyanlar bunca eksiklerine rağmen İspanya'yı yenerek, grupları 2. bitirip de yarı final oynayan 4. takım olma hakkını kazanacaklar diye düşünüyorum. bunun nedeni olarak da şunu göstermek lazım. İtalyanlar zorluk derecesi yükske Fransa maçını büyük bir özgüvenle oynadılar ve inanın İtalya,Almanya gibi turnuva takımlarının bu özgüvene kavuşmasını istemezsiniz rakipleri olarak. İspanya grupta 3 maç oynadı ve tamamında gol yeme başarısı gösterdi, bu da savunmalarının iyi olmadığını göstermekte. Toni gibi kule bir forvete karşı nisbeten kısa İspanyol defansının mutlak hata yapacağını düşünüyorum. Pirlo da oynasaydı İtalyanlar kesin olarak alır derdim. Bir de tarihten gelen bir durum olarak İspanyollar İtalyanlar'ı 88 yıldır resmi maçlarda yenemiyor. Herşeyin bir ilki vardır ama bu maç o maç olmayacak.
Bir kehanet de bizle ilgili yapayım. 4 cezalı ve 5 sakat oyuncu ile sadece 14 futbolcusu oynayabilecek durumda olan (biri yedek kaleci) milli takımımız yarı finalde Alman Panzerler'i karşısında inanılmaz zor bir maça çıkacak malum. İşler kötü giderse sadece 2 değişiklik yapma şansımız olacak. Savunmamız sakat,ortasahamız cezalı, hücum hattımız yine sakat. Buna rağmen çarşamba günü Almanya'yı ye-ne-ce-ğiz. Bundan acayip derecede eminim hatta. Kehanete ek olarak Mevlüt'ün oynatıldığı takdirde kesinlikle gol atacağını iddia ediyorum. Evet farkındayım kenahetlerin cılkını çıkardım, acayip abarttım ama ben bi şey bilmesem, inanmasam söylemem bilirsiniz. Umarım dediklerim doğru çıkar hep beraber 29 haziranı iple çekeriz.

İspanya-İtalya 1-2

Guus Hiddink&Arshavin&Pavlyuchenko&Füzeci Kolodin

Turnuvanın gruplarda ilk maçları oynandıktan sonra ısrarla bir şey söylemiştim. Bu Hollanda final falan göremez, muhtemelen çeyrek finalde elenir diye. Bir not da Guus Hiddink'e düşmüştüm. Beni yalancı çıkartmadıkları için çok teşekkür ediyorum. Rusya bu akşam tabir-i caizse Hollanda'yı kanırta kanırta .ikti. :D bu kadarını bende beklemiyordum. ancak maçın normal süresi içinde Ruslar galip gelir ümidim vardı, uzatmalarda oldu güzel oldu.
6-1,2-0,4-2 ve 2-0 Hollanda galibiyeti öngören tüm dostlara burdan sevgiler :D bu takımda bi de Pogrebnyak olsa kupayı kesin alır derdim Hiddink için ama şu an için biraz endişelerim mevcut. İspanya kazanırsa Ruslar yarı finalde İspanya'yı da geçer, ancak İtalyanlar gelirse işler değişebilir.

Smirnoff Orange Twist

Çok bi şey yazmayacağım...

Ben bu futbola şapka çıkartırım en fötüründen...

Portakalı soyup baş ucuna koyan Arshavin'e sevgilerle...

-- triple distilled by Hiddink --

21 Haziran 2008 Cumartesi

çeyrek 3

hollanda-rusya : 6-1

Quarter Finals - Game 3

Holland - Russia : 4 - 2

çeyrek final

idris ay der ki:
hollanda-romanya 2-0

meriç kızıltaş'tan kehanetler:
- hollanda finale kalamayacak
- italyanlar final oynar
- türkiye-almanya maçının galibi kupayı alır

hollanda-rusya 1-2

waiting for the miracle...

1994 yılı...Değirmendere Şehit Cengiz Topel İlkokulu bahçesinde iki sınıf öğrencileri tenefüslerde maç yapmaktalar. Dikkati çeken sağa sola koşturan 10-12 öğrenci değil, kenarda elinde kağıt kalemi ile sınıfını yönlendirmeye çırpınan bir ilkokul öğrencisi. Kendisini dönemin A Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim sanarak el kol hareketleri ile saha kenarında durmakta. 1994 yılında Türk futbolu, Avrupa'da ve dünyada adı duyulan,rakipleri korkutan bir yapıda değildi. Şu anki hocamız Fatih Terim Türk halkına kazanmayı o günlerden aşılamaya başladı.Bu bahsettiğimiz çocuk gibi binlercesi,geçmiş nesiller gibi rakiplerinden korkmamayı,başarabileceklerini öğrendiler İmparator'dan. 1996 Avrupa Şampiyonası'na katılmak,2000 UEFA Kupası Şampiyonluğu,2000 Avrupa Şampiyonası çeyrek finalistliği,2002 Dünya Kupası 3.lüğü ve kulüp bazında bir kaç çeyrek final ve tarihi galibiyetler...Hepsinin temelinde bir ülkenin uyanışı, başarabileceğine duyduğu güven yatmakta.Bundan sonra da geriye dönmek yok sonuna kadar devam edecek bu millet.
2007 yılı sonbahar ayları...Değirmendere Fola Halısaha'da bir maç. 55 dakika geride götürülen ve son 5 dakikasına 3 fark geride girilen... Meriç Kızıltaş, Dağhan Güneri'ye, ''Hadi beyler santraya,çabuk olalım'' diyor. Dağhan Güneri, sadece 5 dakika kaldığını ve geri dönüşün imkansız olduğunu belirtiyor. Meriç Kızıltaş'ın cevabı ise basit: ''Biz bunlara 5 dakikada 5 tane atarız''. Bunu söyleyen sıradan bir halısaha maçında oynayan gayet sıradan bir genç.Sadece kendine ve arkadaşlarına güvenen, galibiyet inancını kendi içinde taşıyan. Şimdi sorarım sizlere, Avrupa'nın en büyük organizasyonunda milli takımda oynayacak kalitede oyuncular, arkalarında 70 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve milyonlarca gurbetçinin duaları varken geriye düştüğünde pes edermi? Galibiyet inançları bir an olsun bile azalırmı? Kulübede motivasyon ustası bir hocaları varken başları öne düşermi? Asla pes etmemek, zor durumlara düştüğünde bile üstesinden gelebilmek mucize midir? Yoksa inanmak mıdır?Sadece şans mıdır 3 kere geriden gelip de istediklerini elde etmek?Yoksa kader,şans,mucize,dualar,inanmak gibi soyut kavramların toplamı mıdır bu zaferler?İşin ilginç yanı bu başarıları alırken hiç bir zaman iyi futbol oynayamamış olmamız sanırım. Bir süre önce yaptığım bir yorumda bu takımın herkesi yenebileceğini ama herkese de yenilebiceğini belirtmiştim. Aynı tempoda gidiyoruz. Panzerleri de geçersek kimse şaşırmamalı bence. Şu an bütün Avrupa basını bizi konuşmakta. Çözemediler daha böylesi bir şeyi. Brückner'in yanına Bilic'i de ekledik bizi anlayamayan hocalar arasına. Sırada Löw de olur mu bilinmez?
Gelelim maçın analizine. Sabri'nin pas hataları ile başladık, Olic'in direkten dönen topuyla yüreklerimiz ağzımıza geldi, Mehmet Topal'ın direği sıyıran şutunu ağzımız açık izledik. Topla oynadık belki ama üretken olamadık bir türlü, rakibin de ortasahasını iyi kilitledik. 22 milyon euroluk Modric'e top oynatmadık uzun bir süre.Gol pozisyonları verdik Rüştü kurtardı, sağdan denedik açık bulamadık soldan denedik olmadı. Tam üstünlüğü ele almıştık, penaltılara razı olan takım Hırvatlar olacaktı ki o talihsiz an geldi. Bir basit hata ile 119'da geriye düştük. Bir an için ekranları başındaki herkes bu işin bittiğini düşündü. Düşünmediğini söyleyen yoktur heralde. Ama içimizde her bir umut vardı. Bir uzun top atalım, bakarsın başarırız dedik. Oyuncularımız da öyle dedi. 2 dk önce sevinçten kendini paralayan Slaven Bilic hışımla Rosetti'nin üstüne yürüdü. O golü atınca penaltılar formalite oldu artık. Dünyanın her yerindeki Türkler,sahadaki oyuncularımız, Hırvatlar ve futboldan anlayan herkes anlamıştı bizim yarıfinalist olduğumuz penaltılara gelmeden. Sonrası....Sonrası en tatlı rüyalardan, en güzel masallardan daha büyük bir masaldı sanki. Sonunda başarmıştık,sonunda istediğimiz yolda bir başka güçlü rakibi daha saf dışı etmiştik. Biz Çılgın Türkler yine bir çılgınlığa imzamızı atmıştık.
Oyuncu bazında bir kaç şey belirtmeden yazımı sonlandırmak istemiyorum. Stadyumda da izlediğim bir oyuncu olan Mehmet Topal mükemmel oynadı. Kendine örnek aldığı oyuncu olan Vieira belki bu turnuvada oynayamadı ama Avrupa futbolu Vieira'dan yoksun kalmadı. Bu tempoda giderse 2-3 sene içinde astronomik rakamlarla Avrupa devlerinden birinin yolunu tutabilir bence. Çok eleştirdiğimiz Fransa'nın eleştirilen solbeki Eric Abidal'i hepiniz biliyorsunuz. Sorarım size Barcelona'da ilk 11'de oynayan bu arkadaştan neresi daha kötü Hakan Balta'nın. ikisinin de hücum yönü kısıtlı, savunmaları arasında da nerdeyse fark yok, hatta Hakan Balta sağ ayağını da çok iyi kullandığı gibi mükemmel de bir sol ayağa sahip. Bunun gibi geri planda kalan pek çok oyuncumuz var kadroda. Biz kimseden daha aşağı bir takım değiliz. Bireysel olarak pek çok takımdan daha teknik oyuncularımız var. Takım olamama, kendi oyunumuzu oynayamama sorunumuz var belki ama onu da 11 oyuncu +70 milyon taraftar ile ufak çaplı mucizeler yaratarak telafi etmekteyiz.Sırada Panzerler var, hedef yeniden Viyana'ya gelmekse, bu yolda önümüze çıkan herkesi geçmemiz gerek. Bunu başaracak güçteyiz, bunu başarmak istiyoruz. Öyleyse neden olmasın?
Not:Çek cumh. maçından bu yana Leonard Cohen'den 'Waiting for the miracle' adlı şarkıyı dinlemekteydim(sanki Çek maçındaki mucize yetmezmiş gibi). Benim bu beklentime cevap verdiği için ''Nöbetçi Golcü'' Semih Şentürk'e ayrı olarak teşekkür ediyorum. Allah tüm oyuncularımızdan, hocalarımızdan, bizlere bu sevinçleri yaşatan herkesten razı olsun.
Durmak yok, yola devam. Hedef Viyana!

.. Everything is Something Happened ..

Bu maçın başka bir açıklaması olur mu bilmiyorum. Hani Fatih hocanın İngilizce konuşmaya kasıp duman ettiği bir video var ya meşhur, o video sanki bu maç için çekilmiş gibi.
Çek ve İsviçre maçlarından sonra taktiksel değerlendirmeler yapmaya çalıştım kendimce. Ama bu maçtan sonra ne denir, hakikaten bilemiyorum. Sabri çok kötüydü, Uğur Boral değişikliği bi hakkımızı haybeye harcadı, Emre - Gökhan ikilisi her an hata yapabilecek bir görüntü çizdi, Tuncay ve Arda çok top ezdi, Hakan Balta hücuma hiç destek vermedi, falan filan... Hepsi boş bunların...

Hani Ertem Şener, Fenerbahçe-Sevilla maçının 88. dakikasında Semih skoru 3-2'ye getiren golü attığında "Vururken Semih.. Gol olurken Şentürk!" diye fantastik bi laf etmişti.. Sanırım bu maç için söylemiş...
Turnuva boyunca toplam 8 dakika 14 saniye skoru önde götüren milli takımımız yarı finalde... Rakip, Portekiz karşısında zerre beğenmediğim ve sırf bizi elemesi bakımından değil, şöylesi güzel bir turnuvada doğru dürüst futbol oynamadan finale çıkarsa üzüleceğim Almanya...
Eksiklerimiz dağ gibi maşallah ama bu saatten sonra Semih'i stopere, Tolga'yı sol beke, Uğur'u köşe bayrağına çeksen oynar gibi bi havası var takımımızın. Zaten 5-0 kaybetsek de kazanıp finale çıksak da bir önemi yok artık... Şu anları bize yaşatan bu oyunculara, bu takıma teşekkür edip "ne çıkarsa bahtımıza" demeliyiz...

Bu arada turnuvanın uzak ara en
karizmatik ve en sempatik teknik direktörü Slaven Bilic'e de yazık oldu hakikaten. Yanlış zamanda yanlış takımla eşleştiler... Ama % 100 sağlıklı bi Klasnic ve Martin Taylor'un gazabına uğramış Eduardo ile birlikte şunu söylemeliyiz ki bu Hırvat takımı
Avrupa'nın en iyi 3-4 milli takımından biri... Tek zayıf noktaları bitiricilikten yoksun oluşları ve sol beklerinin defansif anlamda çok zayıf olması gibi göründü bana.
Zaten biraz daha yakaladıkları fırsatları değerlendiren bir takım olsalardı Almanya maçı 2-1 bitmezdi, bize de elenmezlerdi.
Herneyse... Bu öyle ya da böyle büyük bir zaferdir.. Emeği geçen herkese teşekkürler...

20 Haziran 2008 Cuma

çeyrek 2

Hırvatistan-Türkiye : 1-0

çeyrek final 2.maç

türkiye 2 hırvatistan 1

Meriç'ten inciler...

Almanlar'ın Portekiz'i eleyebileceği düşüncesi aklıma gelmişti ancak oturup değerlendirince, artıların hep Portekiz tarafında olduğunu tesbit etmiştim.Ama futbol kağıt üzerinde oynanan bir oyun değil (bazen öyle olduğu da olmuyor değil). Almanlar Portekiz'i hak ederek yendiler, ya da Portekiz haketmedi diyelim. Portekiz son 3 büyük turnuvada sırasıyla final,yarı final ve çeyrek final oynama başarısı gösterdi. Ancak ellerindeki çok parlak jenerasyonla bir kupa kazanamadılar. 4-2-3-1 oynayan bir takımın elinde Nuno Gomez'den daha iyi bir pivot santrafor olmaması şaşırtıcı. Bizde kadroya giremeyen Hakan Şükür,Fatih Tekke,Gökhan Ünal,Ümit Karan veya Mehmet Yıldız gibi bir adamları olsa rakipleri süpürürlerdi (örn:hollanda-ruud v.nistelrooy). Nani,Quaresma,Simao,Ronaldo gibi kanat hücumcuları ile çok fazla varyasyon yapamadılar açıkçası. Bunlara ek olarak böylesi bir futbol ülkesinden nasıl bir sol bek çıkmaz anlaşılır değil. Almanya cephesinden bakarsak Podolski'nin çok iyi bir maç çıkardığı kanaatindeyim. Schweinsteiger de Portekiz'i yıkmaya devam etmekte. Almanlar bir turnuva takımı olma ekolünü devam ettirdi ve yarı finale ulaştı. Final için Hırvatistan ya da Türkiye'ye karşı da favoriler.
Bizim maç için kısa bir analiz yapmak gerekirse, bunca sakatlık ve cezaya rağmen sahaya 11 kişi çıkacağımız için umutlu olmak istiyorum. Ancak Servet'in oynamasının nerdeyse imkansız olduğu, Emre Güngör'ün turnuvayı kapattığı bir durumda sakatlığı geçmemiş Gökhan Zan ve sağlığı tam yerinde olmayan Emre Aşık ile ne yapabiliriz diye tedirginim. Ortasahanın göbeğinde ise Kovaç ve Modric'i durdurmak adına sahaya hangi 2 ön libero ile çıkıcaz açıkçası bilmiorum. Emre Belözoğlu oynarmı oynamazmı bilmiorum, ama gönlüm Ayhan Akman'ın oynamasından yana. Bunun nedeni ise Ayhan'ın Emre'ye oranla kesicilik görevini daha iyi yerine getirmesi.Ama sanıyorum ki Altıntop-Topal ikilisi bu alanda görev alacak. Bunca eksiğe rağmen ben Hırvatlar'a karşı 1996'nın rövanşını alabileceğimizi düşünüyorum. TRT'de izledim bugün o maçın tekrarını kadro çok güzelmiş(Rüştü-Alpay-Vedat-Rahim-Ogün-Abdullah-Tolunay-Sergen-Tugay-Arif-Hakan Ş.). Oldukça genç bir kadro ile yola çıkmışız bugün yine genç bir kadro var elimizde.O günden bu zamana çok ilerleme sağladığımızı düşünerek cuma akşamı sahadan galibiyetle ayrılacağımızı düşünüyorum.

Türkiye-Hırvatistan 2-1

İlginç notlarla iletimi noktalıcam:
-Ayhan Akman Hırvatistan maçında forma şansı bulamaz ve elenirsek, 2 Avrupa Şampiyonasına katılıp 1 dk dahi sahaya çıkmamış bir isim olarak ilginç bir ünvana sahip olacak.
-1996'dan günümüze sadece Rüştü kalıcı olmuş, hocamız yine İmparator.
-Guus Hiddink, 1998'de Hollanda ile dünya kupasında 3.lük,2002'de Güney Kore ile 4.lük,2006'da Avustralya ile 2.tur(İtalyanlar'a nasıl elendiler bilirsiniz). Şimdi de Rusya ile çeyrek final (ben Ruslar'ın Hollanda'yı eleyeceğini düşünüyorum).

19 Haziran 2008 Perşembe

.. Bir Kez Daha Olmasın ..

İki takımın onbirlerini görünce, Almanya'nın Portekiz'e göre bir taktik geliştirdiğini gördük. Grup maçlarındaki 4-4-2'den nispeten vazgeçen Löw (ya da asistanı Flick), Klose'yi ileride tek bırakıp arkasına da Ballack'ı yerleştirerek kontrataktan gol arayacağının sinyalini vermişti. Zaten ilk gol de ders gibi bir kontradan geldi.
Turnuvanın başından beri çok olumlu bir görüntü çizen Bosingwa, bugün için oyunun savunma yönünde sürekli aksadı. Karşısında aksadığı adamın Podolski olması da Chelsea'nin bu transferi sorgulamasına yol açar mı göreceğiz...

Turnuvanın başından beri tuhaf bulduğum Simão > Quaresma tercihi, bugün tam anlamıyla başını ağrıttı Portekiz'in. Ne Simão ne de Nani kanatları etkili kullanabildi. Ronaldo da gününde olmayınca Portekiz'in hücum yükü tamamen Deco'nun doğru pasları doğru noktalara atabilme yetisine kaldı.

Almanlar da ilk yarının büyük kısmı ve ikinci yarının tamamında savunmalarını oldukça geride kurup hızlı kontrataklar arayışında göründüler. Portekiz'in 2. golünden sonra gelen Jansen --> Klose değişikliğiyle olayı iyice abartıp 5-5-0'a döndüyseler de galibiyeti korumayı başardılar.

Maçın hakemi Fröjdtfeldt'i görüp de sızlanmamak elde değil.. Friedrich'in yerdeki Ronaldo'nun bileğine basmasını, Ballack'ın üçüncü goldeki faulünü -- ki bu yine de Ricardo'nun lastiği patlattığı gerçeğini değiştirmez-- ve tutturamadığı kart ve faul standardını görmek sinirleri bozdu. Simão'ya omzu koyup yere indiren sarı kartlı Friedrich'e faul bile çalmazken 80 saniye sonra birebir aynı pozisyonda (Pepe vs Klose) Pepe'ye sarı kartı yapıştırması da ifrit etti bünyeyi...

Kehanetle bitireyim: Yarınki maçın galibi final oynar!

Kehanete ek: Şu ana kadar fena gitmeyen bu turnuvada da skindirik defansif futbol oynayan takımlar (Almanya henüz o noktada değil ama çok yaklaştılar, sağ olsunlar) final oynarsa Hollandalar, Hırvatistanlar, İspanyalar dururken kapatır dükkanı giderim.. :)
Yarınki Maç Tahmin: Türkiye-Hırvatistan: 1 - 3 ...

çeyrek 1

portekiz-Almanya : 1-2

çeyrek final

portekiz-almanya 3-1

çeyrek final 1.maç

portekiz 1 almanya 0

Andrey Sergeievich Arshavin

EURO 2008 elemelerindeki son maç olan Andorra maçının 67. dakikasında kırmızı kartı gördüğünde şampiyonanın ilk iki maçını kaçıracağı kesindi.

Zenit St-Petersburg'u UEFA Kupası'na götüren kilit iki adamdan biri olan Rus playmaker, dün Rus takımı için ne denli öneme haiz olduğunu gözümüze soka soka gösterdi...

İkinci golde atağı başlattı ve bitirdi.. Takımın şaşkın ördeği Pavluychenko sağolsun, en az iki asistini de yedi Arshavin'in..

Sahiden hücum hattında bir de UEFA Kupası gol kralı Pavel Pogrebnyak olsaydı şu Rusya'da, Hollanda maçı herhalde turnuvanın en gollü ve bol pozisyonlu maçı olurdu.

Bu arada tanıdık bir arkadaşımdan fantastik bi yorum geldi.. İtalya turu geçti ya, kesin final oynar diyor, örnek olarak da ıkın sıkın gruptan çıktığı USA'94 ve EURO 2000 örneklerini veriyor.. Hadi hayırlısı diyor, bizden ırak San Pietro'ya yakın diyorum...

Onur'dan 4 çeyrek...

Tahminler clgame'deki gibi 90 dk. üzerinden olacak. Ben bu akşam Ankara'ya gideceğim için çeyrek final tahminlerimi topluca yapıyorum. Değiştirmek istersem maç saatine yakın birinize SMS atarım artık.

Almanya 1 Portekiz 2
Türkiye 2 Hırvatistan 1
İspanya 2 İtalya 1
Hollanda 2 Rusya 0

Çeyrek Final - 1. Maç

Portekiz - Almanya: 1 - 1 (Normal süre)

Tahminlerimiz 90 dk üstünden, değil mi ?

18 Haziran 2008 Çarşamba

jose D grubu son maç tahminleri

İsveç-Rusya : 2-1
İspanya-Yunanistan : 2-2

d grubu son maçlar

ispanya-yunanistan 3-1
isveç-rusya 2-1
yunanistan yedeklerle oynayacak diye biliyorum muhtemelen ispanyollar da öyle yapacak, ancak ispanyanın yedeklerinin bile rakibinden çok daha iyi olacağını düşünüyorum.
isveç maçında ise isveçin averaj hesabına göre rakibinden bir adım önde olup beraberlik halinde bile 2. olacağını varsayarak bu maçın isveçe daha yakın olduğu kanaatindeyim. her ne kadar Galatasarayımızın oyuncusu Linderoth isveçte olsa da gönlümden geçen rusların kazanması (guus hiddink gittiği her milli takıma sınıf atlatan bir teknik adam, başarılı olmak onun hakkı bence.dünya kupalarında 1998 hollanda,2002 güney kore,2006 avustralya ile başarıları ortada).

Group D - Matchday 4

Spain - Greece : 3 - 0
Russia - Sweden : 2 - 1

18 Haziran

İspanya 1 Yunanistan 0

İsveç 1 Rusya 1

17 Haziran 2008 Salı

d grubu son maçlar

Greece - Spain 0 - 1
Russia - Sweden 1 - 2

kendi salaklığım :D

C grubu ile ilgili bir değerlendirme yazarken mümin güler bana bir link yolladı msnden, benim bu linki açıp yazdığım yorumun kaydedilmediği için tarih olması sonrasında, önce bu linki araştırarak Türkiye-Çek Cumh. maçını download etmeye giriştim ardından da bir filme kaptırdım kendimi. tahminlerim yayınlandı zannederek, millet ne yazmış bi bak bi de maç sonuçlarına göz gezdireyim diye bloga bi uğradım ki ne göreyim! Kendi salaklığım neticesinde bugünü es geçmiş oldum. fransa-italya 2-1, hollanda-romanya 1-1 diye tahminlerim olacaktı ama zaten tutmuyormuş

c 3

11 dk geceikmeli olarak afedersinizz

fransa - italya 1-3
hollanda-romanya : 1-1

17 Haziran - Ölüm Grubu Ölüm Günü

Ölüm grubunun ölenleri bugün belli olacak.

Bakalım Portakallardan sonra gülenler Karpatların çocukları mı, Rönesans'ın yeğenleri mi yoksa Sezar'ın torunları mı olacak?

İtalya - Romanya maçını izlemedim ama bugüne kadar bu üç takım da kimseyi tatmin etmedi dersek yanlış olmaz sanırım. Son maçlar kalanı belirleyecek ama sanırım kimse gidenler için üzülmeyecek.

Günün maçlarını tahmin etmek zor gerçekten. Benim tahminlerim az biraz safiyane olacak. Van Basten ve ekibine güveniyorum ve mücadele edeceklerine inanmak istiyorum.Portakal etiğini bu akşam hep beraber göreceğiz. Ben romenleri de Fransa maçındaki tutuk futbollarıyla hatırladığım için onlar için de olumlu düşünemiyorum pek. İtalya - Fransa maçı da devlerden birinin geri dönüş maçı olabilir Domenech ve Donadoni'ye rağmen.

Hollanda 2 Romanya 0
İtalya 2 Fransa 1

Group C - Matchday 3

Italy - France : 1 - 1
Romania - Netherlands : 1 - 1

İtalyan gazetlerinde tabir-i caizse "Akıllı ol van Basten" mesajları gırla gidedursun, L'Equipe Fransa-İtalya muhtemel onbirlerini şöyle vermiş...

France : Coupet - Clerc, Gallas, Thuram, Evra - Govou, Makélele, Toulalan, Ribéry - Henry, Benzema

Italia : Buffon - Zambrotta, Panucci, Chiellini, Grosso - Gattuso, De Rossi, Pirlo (Ambrosini) - Cassano, Toni, Di Natale

L'Equipe güzel kaynaktır, candır falan da benim bildiğim sikko Domenech, gemileri yakıp hem Clerc hem Evra'yla çıkmaz o maça. Adamın bek anlayışı defansif, malumunuz...

Yine de açıkça söylemek lazım, Ribéry - Benzema - Henry üçlüsü, Di Natale - Toni - Cassano üçlüsüne kıyasla daha bi korkutucu, daha bi verimli görünüyor kağıt üstünde...

Halı sahada belirttiğim görüş hâlen geçerlidir; ahı gitmiş vahı kalmış devler birbirin yerler, Hollanda'ya yenilmeyeceğini düşündüğüm Romanya da 98' Şili (3 maç 3 beraberlik) veya 98' Paraguay (3 maç 1 galibiyet 2 beraberlik) stili bir çeyrek final yapar...

16 Haziran 2008 Pazartesi

kardeş kurbanıyız günü kaçırdık...c grubu son maçlar

3 puan alacağım bi günde kardeş azizliğine uğrayarak azıcık kaybım var...ama yarışa devam edicez..

Netherlands - Romania 0-1
France - Italy 2-1

dfsfdgfagdafha

avusturyA-ALMANYA : 1-4
POLONYA-HIRVATİSTAN : 1-1

16 Haziran - B grubu 3. maçlar

Almanya 2 Avusturya 0

Polonya 0 Hırvatistan 1

B grubu 3. maçlar

hırvatistan-polonya 1-1
avusturya-almanya 0-2

Bir Türk filmi daha...

Hep dalga geçeriz Yeşilçam sinemasıyla. Rasyonel gelmez çoğumuza olaylar örgüsü, kurgu saçma gelir. "Hadi len!" deyip bu filmleri kimin neden izlediğini anlamaya çalışırız. Gerçi izlemeyenimiz de yoktur bu filmleri; karar vermeyi biraz geciktirirseniz sizi teslim alıverir o Yeşilçam filmleri. Peki dün izlediğimiz neydi, UEFA'nın gururumuzu okşamak ve Türk seyircilerini kaybetmemek için hazırlattığı bir kurgu muydu? Hepimiz biliyoruz cevabı; ama bir düşünelim bu bir film olsaydı hangimiz "hadi len" demezdik? Birçoğumuz izlediğimizin gerçekçiliğini sorgulardı. Bu durumda Mark Twain'in şu sözü bir tebessüm bırakıyor yüzlerde.

"Gerçek, kurgu'dan daha acayiptir, çünkü kurgu, olabilirlikleri gözetmek durumundadır; gerçek'in öyle bir zorunluluğu yoktur."

Çok acayipti be abi! Neresinden bakarsanız bakın çok acayipti. Olmaz dediklerimiz oluveriyor gerçeklik adını verdiğimiz yaşadığımız bu hayatta. Bunu yaşamak, efsanelerin bir parçası olmak daha çok belki de sadece bu millete nasip oluyor.

İnancın nasıl bir güç olduğunu bir kez daha anlamış olduk dün. 85 yıl önce birçoğunun tanımış olduğu Türk inancını, "Türk inadı"nı bir kez daha bütün Dünya'ya ispatlamış olduk. Dünkü ve İsviçre maçındaki sihir aslında herşeyin üst üste gelmesinde. Yağmur yağdı öfkelendik. Hakem dağıttı öfkelendik. Oyuncularımız sakatlandı öfkelendik. Kanlar aktı vücudumuzdan öfkelendik. Geriye düştük öfkelendik. Kötü goller yedik öfkelendik. Kendimize öfkelendik. Öfkelendik, öfkemizle silkelendik. Ve şans dediğimiz şey. İnsanın beyaz sakallı dedelere inanası geliyor. Dün onlardan biri aldı Cech'in elinden o topu, Nihat'ın ayağına verdi. Yok, çünkü başka bir açıklaması yok.

Herhalde ağladık hepimiz dün gece veya zor tuttuk kendimizi; bunu düşünürken kendim adına hep göz kenarlarımda bir yoğunlaşma olacak. Daha çok ağlayalım arkadaşlar, yeter ki gözyaşlarımız dünkü gibi sevinçten olsun.

İzlediğimiz bir Türk filmiydi dün gece. Umarım bu film henüz bitmemiştir ve muhteşem bir finalin başlangıcıdır yaşadığımız.

Anlayamadığımız birşeyler olduğumuzda etrafımızda, hışırtı çıtırtı gibi; "kedidir o kedi" deriz ya ben de "duadır bu dua" diyorum ve yazımı burada tamamlıyorum.



P.S. Teknik bir açıklama yapamayacağım çünkü 60 dakikasını göz ucuyla izledim maçın. Zaten teknik analiz yapmanın da manasız olduğu bir maç oldu. Birkaç söyleyeceğim var elbet, sonraki yazımda dile getireceğim onları.

Yok Artık Jan Koller!

Diğer maçlara kıyasla nispeten ofansif başladı Çekler. Hoş, Matejovsky - Polak - Galasek üçlüsüyle sahaya çıktığında Brückner mesajı vermişti aslında: "Yok orta saha falan, şişiriyoruz abiler!"


Dolayısıyla ilk yarım saatte şöyle bir görüntü çıktı ortaya.. Top Çekler'deyken sürekli havada bir top, bize geçtiğinde topu yere indiren ama topu koşturmak yerine sürekli kendileri koştuğu için gereksiz yorulan ve pas verimliliği yerlerde sürünen bir takım. Golü yediğimiz dakika olan 33'te topa sahip olma oranları % 59 - 41 lehimizdeydi ama bunu avantaj olarak kullanabildik mi! Hayır...

Çekler'in ilk yarıdaki presi de aslında bizi kendilerinin oynaması gerektiği şekilde oynamaya yönlendirmek için yapılmış bir presti. Sahanın 2/3'ünde yapılan bir pres sonucu topu aralarında dolaştırmaktan sıkılan (!) stoperlerimizden birinin topu Semih - Nihat ikilisine şişirmesi ve topun uzun Çek savunmacıları tarafından alınması... Gayet de başarılı bir şekilde yedik bu numarayı ilk 45 dakika...

İkinci yarıya Sabri hamlesiyle başladık ki en azından yediğimiz gole kadar bu hamle gayet başarılı göründü. Yediğimiz ikinci golün bahsini bile açmak istemiyorum. Oyun durduğunda değişiklik için yeteri kadar bastırmayan teknik kadro, 4. hakem, uzun zamandır gördüğüm en kötü niyetli hakem olan Freujdfeldt derken Çek takımının bence en iyisi Plasil zor poziyonda çok iyi bir vuruşla maçı bizim için çıkmaza soktu.. ya da biz öyle düşündük..

Dakikalar 71'i gösterirken bence Fatih hocanın maçı, kaderi, belki de turnuvanın gidişatını değiştiren komutu geldi.. Sabri sağ beke, Kazım sağ kanada, Hamit de #10 numara pozisyonuna geçti. Bu dakikadan sonra da Arda'nın ateşlediği, kaptan Nihat'ın önderlik ettiği, Servet'in kahramanlaştığı ve Hamit'in yıldızlaştığı bir yirmi - yirmi beş dakika izledik...

Üç asistle maça damganın babasını vuran Hamit, neden sağ beke hapsedilmemesi gerektiğini gösterirken, Nihat yokları oynadığı 255 dakikanın acısını biri fırsatçılık biri ustalık kokan iki golle çıkardı. Bu dakikalarda Brückner'in yapması gereken tek bir değişiklik vardı, yorgunluktan boyu 1,85'e düşen Koller'i çıkarıp elindeki tek süratli forvet Baros'u oyuna sokmak. Ama kendisi Onur'un favori (!) adamı Vlcek'i oyuna dahil edince bence "ip çekme operasyonuna" ciddi katkıda bulundu.

Tam anlamıya mucizevi bir galibiyet olduğu kesin.. Maçın başı, ortası, sonu.. Her şeyiyle.. Ama Hırvatistan karşısında oynayacağımız çeyrek finalden galip ayrılmak istiyorsak hemen hazırlıklara başlamalıyız çünkü Hırvatlar'ın hücum silahları çok daha fazla.. Belki Çek savunması bireysellik vetakım uyumu açısından Hırvat savunmasına göre daha iyi olabilir ama turnuvanın Hollanda ile birlikte turnuvanın topu en iyi yönlendiren orta sahasına karşı oynayacağımızı unutmamalıyız (Modric - Rakitíc; oynarlarsa Pranjic ve Kranjcar).. Belki de Çekler'in bugün ilk yarıda bize yaptığı 2/3 Presi biz yaparak bir çözüme ulaşabiliriz, kim bilir..

Bu arada tahminimin yanlış çıkmasına ilk defa bu kadar sevindim...

Tahminlerle bitirelim...


Österreich - Deutschland : 1 - 2

Polen - Kroäzien: 0 - 2

Karanlıktan Aydınlığa

Devre arasında televizyon başından kalkıp bi şeyler atıştırarak balkonda hava almaktaydım. sandalyede otururken aklımda maçtan sonra bloga ne yorum yapacağım vardı. bu turnuvaya büyük ümitlerle gelmiş bir ülkeni takımı ve teknik heyetine en azından isviçre maçındaki geri dönüş için teşekkür etmemiz gerektiğini düşünmekteydim. 2.yarı başladı Fatih Hoca kimsenin beklemediği Semih-Sabri değişikliği ile sahaya çıkardı takımı. pek çok spor yazarı o anda bence Fatih Hoca'nın kalemini kırmıştı. ancak 2. yarıya çok istekli başlayan bir milli takım gördük. ne yazıkki gol bir türlü gelmedi. karşınızdaki 4 savunma oyuncusu da Seria A'da oynuyorsa ve arkalarındaki kaleci de dünyanın en iyi 2-3 kalecisinden biriyse işiniz gerçekten zor. ancak biz umutsuzca gol aramaya devam ettik. derken Fatih Hoca bir başka değişiklik ile riskleri arttırdı. ön libero çıkarıp hücum hattına bir kanat oyuncusu aldı, hedefin mutlak gol olduğu, rakibin üstüne gideceğimiz belli olmuştu. ancak emre güngör'ün talihsiz sakatlığı ve İsveçli hakemin harika(!) yönetimi ile bir kontraatak sonucu 2. golü ağlarımızda gördük. bundan sonrasını anlatmaya gerek yok sanırım. hepimiz yaşadık bunu. kelimelerin anlamını kaybettiği,duyguların en mantıklı insanı bile yoldan çıkardığı dakikalar. buna ister mucize deyin isterse kader ya da sadece şans...böylesi bi defans hattına sadece 20 dk gibi bi sürede 3 tane gol atabilmek olağanüstü, hele ki 2-0 geriden gelip. dünyanın en iyi kalecilerinden olan Cech bugün öylesi hatalar yaptı ki,sanki bu akşam için Nikopolidis ile yer değiştirmişler zannettim. Arda'nın güzel vuruşu, Nihat'ın fırsatçılığı ve mükemmel ötesi plasesi ile tur bize geldi. televizyonda izlediğim her kanal Arda ve Nihat'ı övmekteler. ancak ben apayrı bir adamdan bahsedicem. Hamit Altıntop...Tuncay'ın vurduğu Cech'in tuttuğu serbest vuruş Hamit'tendi.Arda'nın golün pası Hamit'ten, 2-1 iken Servet'in kafayla dışarı attığı topta orta Hamit'ten, Cech'in elinden kaçırdığı orta Hamit'ten, son golde Nihat'a arapas Hamit'ten...bugün ntvspor.com'da yabancı sitelerden alıntı bir haber vardı.Cech ile Hamit'in mücadelesi olacak deniyordu. ama sahada bu mücadeleyi gösteren bir Hamit ve evine erken dönen dünyaçapında bir kaleci vardı.
sahaya 4-5-1 sistemiyle yayılan Çekleri 90 dakika beğenmedim. futbol adına hiç bir şey yapmayan, topu alıp Koller'e şişiren,ondan inen toplarla pozisyon yakalamaya çalışan bir takım.Rosicky olmayınca futbol mantaliteleri 30 yıl öncesine dönmüş sanki. bunda 69'luk Brückner'in payı da var sanırım. Fatih Hoca basın toplantısında onun yerinde olmak istemem demişti. bir an düşünün bizim maçı bu şekilde verdiğimizi. o 23 futbolcu ve o teknik ekip heralde ülkeye giremezlerdi. şu an herkesin baştacı oldular. merak ediyorum da bu maçı o baskıya rağmen alamasaydık,elenip eve dönseydik böyle olacakmıydı.
Çek Cumh. için bir not: ortasahadaki 3lü ön libero gibi oynayan adamlar,tek yönlü oyuncular,böyle bir ülke başarılı olmak istiyorsa o 3lü ile ve bu çağdışı futbolla işleri çok zor. Çek futbolu yeniden yapılanmaya gitmezse daha da düşüşe geçerler gibime geliyor.
Maçın hakemine gelince; Mehmet Topal'a gösterdiği kart yanlış (dakika 6 sanırım), hemen arkasına Aurelio'ya itirazdan sarı kart...ön liberoların elini ayağını kırdı hakem maç başında. Tomas Galasek denen arkadaş tam 4 tane 100de 100 sarı kartlık faul yaptı sadece bir sarı kart, o da hakem lütfetti de gösterdi. Volkan'a kırmızı kart haklıdır belki ama o Koller'e hiç mi aldatmaya yönelik bi düşünce ile bakılmaz (adamın boy 202 cm, kilo 100 kg civarı). o müdahale ile o kadar uçabiliyorsa,alsın bi pırpır uçak, binsin dursun,futbolu bıraksın.
bi not da Jankulovski'ye: abi adam böle aciz kalmamıştır futbol hayatı boyunca. kazım,hamit,arda,sabri sürekli birlikte onun kanattan gelmeye başladı,adam apıştı kaldı.
maçla ilgili yazılcak onlarca şey var ancak bunları yarın daha sakin bi şekilde değerlendirmek gerekir diyorum. Fatih Hocamız'a ve ekibine,23 kişilik kadrodaki tüm futbolcu kardeşlerimize,abilerimize teşekkür ediyorum. umarım hırvatları da safdışı eder, Türk milletine yepyeni sevinçler yaşatırlar.

Halısaha ile ilgili bir not: Orda maç sonrası bundan sonra maç organize etmicem derken ciddiydim, maç yapmak isteyen arkadaşlar bundan sonra ayarlarlar insanları ve sahayı, haber verirler geliriz.

ÇOBANOĞLU SUCUKLARI MİLLİ TAKIMA BAŞARILAR DİLER

süper maç süper skor...Sözün bittiği yer bizim blogdada devam ediyor...Arda ile nihatın açıklamalarıda çok güzeldi..

Meriç teşekkür için saol...

Çarşamba SAat 14.30 da açılışmıza davetlisiniz.....BEkliyorum....Sizin gibi topluma mal olmuş GİAL GENÇ İŞADAMLARINI bekliyorum...

İİ geceler...

15 Haziran 2008 Pazar

15 Haziran

Türkiye 2 Çek Cumhuriyeti 1

Portekiz 1 İsviçre 1

jose Euro 2008 A grubu son maçlar

Ne yapayım olm aklıma sonradan geldi annemin 50 senelik komşusu ayıp diye birşey var başka zaman da oluyor halısaha

Türkiye-Çek Cum. : 0-0
İsviçre-Portekiz : 1-1

Gruppo A - Giorno del Finale

Svizzera - Portugallo : 2 - 1

Turchia - Republica Ceca : 0 - 2

Teşekkürler!

öncelikle bugün halısaha maçına gelen herkese çok teşekkür ediyorum. gelip herkes elinden geleni ortaya koydu, fena bi maç olmadı
özgür'e ayrıca teşekkür ediyorum, hastalıktan tam çıkmadığı halde geldi,hem de sahaya çıkıp elinden geleni yaptı.
idris'e teşekkürler,eksik adamları kardeşlerini getirerek tamamladığı için
onur'a teşekkürler çünkü fatih terim'e teşekkürler yazmama kızdığı için :D
bu bloga üye olmayan ama maça gelen herkese çok teşekkürler, umarız duyulur bu seslenişimiz
son olarak mümin güler'e teşekkürler(!) halısaha günü komşu düğününe gitmeyi uygun bulduğu için, o komşuya ayrıca teşekkür ediyorum milli maç akşamı gerdeğe girme fantazisine sahip olduğu için.
milli takıma ve tüm ekibe teşekkürler. çeyrek final şansını son maça taşıdıkları için. bugün çok klasik bi ifadeyle herşey olabilir,biz türkler bu şampiyonada herkesi yenebilecek herkese de yenilebilecek tek takımız. ancak bu tutarsızlığı sadece fatih terim ve ekibine bağlamak yanlış olur. türk milleti olarak geçmişten gelen bir durum bu bizler için. 1996'da avrupa şampiyonasında grupta 3 maçı da kaybederken her maçı kazanabilecek futbol ortaya koymuştuk(danimarka maçında biraz kötüydük kabul ediyorum),2000 yılında italya'ya kaybederken de belçikayı yenerken de birbirine benzer futbollar ortaya koymuştuk. 2002 dünya kupasında brezilya'ya karşı iyi oynayıp kaybederek kosta rikaya karşı kötü oynayarak şansa 1 puan alarak dünya 3.sü oldu bu ülkenin takımı. bu akşam kazansak da kaybetsek de şaşırmam ama biz çeyrek finale çıkarsak avrupayı şaşırtabiliriz. umarım fatih hoca 4-2-3-1,4-3-3 gibi kendisinin de bilmediği sistemler ve oyuncu düzenleriyle sahaya çıkarak değil, kendisini imparator yapan oyun anlayışıyla sahaya çıkar ve hepimizi şaşırtır.
umarım hırvatlar'ın rakibi biz oluruz.

isviçre-portekiz 1-1
türkiye-çek cumh. 2-0

a grubu son maçlar


Switzerland - Portugal 0-1
Turkey - Czech Republic 1-0

14 Haziran 2008 Cumartesi

güler says that:

isveç-ispanya :1-1
yunanistan-rusya : 1-2

d grubu

ispanya-isveç 2-2
yunanistan-rusya 1-2

D Grubu - 2. Maçlar

Yunanistan v Rusya : 2 - 1

İsveç v İspanya : 1 - 1

14 Haziran

İspanya 2 İsveç 1

Yunanistan 0 Rusya 1

hollanda değerlendirmesi

hollanda son dünya kupasının 2 finalistini birden 3'er fark atarak bozguna uğratmayı başardı. 2 maçta da çok şık goller attılar ve oldukça güzel bir futbol ortaya koydular. hollanda bu sonuçla grubu lider bitirmeyi garantileyerek çeyrek finale çıkmış oldu. ancak ben hollanda'nın en fazla yarı final oynayabileceğine inanıyorum (max. performans). finale çıkmaları bizim finale çıkmamız kadar sürprizdir bana göre. çünkü hollanda şimdiye kadar hiç yenik duruma düşmedi. hep ilk golü atan taraf oldular. skor avantajına sahip olduktan sonra da çok etkili kanat oyuncuları ve tipik hollanda paslaşmalarıyla rakip sahaya hızlı çıkarak kontraatak futbolu ortaya koydular. skor dezavantajına sahipken kendileri gibi oynayan bir rakibe karşı ne yapacaklarını merak ediyorum (örn:ispanya).

d grubu 2. maçları idris ay..forza hollanda :))


Sweden - Spain 1-2
Greece - Russia 0-0


Turnuvanın göze hpş gelen en iyi futbolunu oynayan HOLLANDA artık benim gönlümde favoridir..Umarım son maça kadar bu pozitif ve güzel futbollarını oynamaya devam ederler..Dün akşamki maç va atılan goller gerçekten çok güzeldi...
Robben maça ayrı bir hava kattı...Özellikle Henry'nin kaleciyle karşı karşıya kalıp atamadığı aşırma vuruşu maçın kırılma noktası oldu...BAkalım bu grupta 2. takım kim olacak..Merakla bekliyorum.

13 Haziran 2008 Cuma

The Orange Orgasm

Hakikaten turuncu bir orgazm oldu bu gece.. 30 - 45 arasındaki kapandıkları dönemi saymazsak Hollanda, Fransa'ya sahayı dar etti. İlk maçın yıldız ikilisi Engelaar - de Jong ilk yarının son çeyreğinde aksayınca van Basten devre arasında neşteri vurdu, Sneijder'i geri çekti, savunmasını 1. bölgenin girişinde kurdu ve kontrataklarla sonuca gitti...

Bu arada atılan 5 golün son 3'ü hakikaten muhteşem gollerdi. İnsanın gözü gönlü açıldı...

Fransa'da Toulalan takımının en iyisiydi ve özellikle kaçak dövüşen Makélele'nin de yerine bakmaya çalıştı savunmada. Sürekli aynı tip forvetleri kadroya dahil eden Domenech, özellikle ileride top tutma açısından düşünüldüğünde Trezéguet'i çağırmadığına pişman olmuş mudur; bu da takıldı aklıma... Ayrıca bu Fransa'nın sol beki Evra'dır, kalasların kalası savunma bilmez hücum sevmez Abidal değil!!

Şu ana kadar mevkiilerinde turnuvanın uzak ara en iyileri olan Gio, Sneijder ve Boulahrouz'a da selam eder, kupayı alacaksa ya bu Hollanda ya da dünkü Hırvatistan alsın der, bitiririm...

13 Haziran

İtalya 1 Romanya 0

Hollanda 1 Fransa 1

meriç'ten c grubu 2. maçları

italya-romanya 2-0
fransa-hollanda 1-0

jose Euro 2008 C grubu ikinci maçları

İtalya-romanya : 4-0
Hollanda-Fransa : 2-1

C Grubu - 2. Maçlar

Romanya - İtalya : 0 - 0

Hollanda - Fransa : 2 - 1

12 Haziran 2008 Perşembe

7.gün maç tahminleri idris ay


Italy - Romania 2-0

Netherlands - France 2-1

jose B grubu 2. maç tahminleri

Hırvatistan-Almanya : 0-1
Avusturya-Polonya : 1-3

12 Haziran

Hırvatistan 0 Almanya 2

Avusturya 0 Polonya 1

b grubu 2. maçlar

hırvatistan-almanya 1-2
avusturya-polonya 1-2

B Grubu - 2. Maçlar

Hırvatistan - Almanya: 2-1
Avusturya - Polonya: 2-1

Dünkü maç artık bazı şeyleri ortaya koymuştur bence takımımız adına...

Bir kere bu takımın, en azından şu kadrosu mevcutken, 4-2-3-1 veya 4-1-4-1 fantazilerine girmesine zerre lüzum yoktur, hele eldeki tek forvet tercihi Nihat'ken. Klasik 4-4-2 dizilişinden tek farkı ortadaki iki MC'den birinin diğerinin kademesine oynaması olan ikinci yarıdaki sistemimiz, şu anda en iyi sonucu almamızı sağlayacak sistem görüntüsünde. İkinci yarı oyuna giren Mehmetler'den Topal olanı, ilk yarıdaki yumuşak noktamız (Tümer sağolsun) göbeğe ilaç gibi geldi. Belki performansı 10 üzerinden 6'lıktı ama en azından pozisyon almayı biliyor olması ve Mehmetler'den Aurélio do Brito Pazieres olanının hücum bölgesine daha yakın oynamasını sağlaması takımımıza önemli artılar getirdi.

Bugün çoğu gazetede ve dün akşam televizyonda gördüğüm pek çok yorum beni şaşırttı Hakan Balta hakkında. İki maçtır kesinlikle savunmamızın en iyisi olan Hakan'ın belki de defansif pozisyon alma konusunda takımımızdaki en iyi oyuncu olduğunu düşünüyorum. Tamam, müdahaleleri çok doğru olmayabilir belki veya tekniği yetersiz olabilir ama sol bekte kesinlikle gördüğüm en sağlam savunma performanslarından biri uzun zamandır. Yıllarca Ümit Özat ve İbrahim Üzülmez gibi iki isme kalmış sol bek mevkii için Hakan'ı eleştirmek -hele şu performansıyla- bana makul gelmiyor. Oyun tarzını birine benzetmek gerekirse illa ki, EURO 2004'teki Takis Fyssas diyelim...

Ciddi bir fenomen olma yolunda ilerleyen Semih Şentürk, yine girdi yine attı.. Vururken Semih, gol olurken Şentürk diyen fantastik bir spiker yoktu ama yine de dakika/verimlilik açısından şu anda piyasadaki en sağlam forvetlerden biri olduğu aşikâr...

Grubumuzdaki dört takımın da çok enteresan bir özelliği dikkatimi çekti maçtan sonra oturup düşününce... Milli takımımızda sol açık/kanat pozisyonunda oynayan ve oynayabilen Arda, Tuncay ve hatta Gökdeniz; Portekiz'de sol açık oynayabilen Quaresma, Simão, Ronaldo ve gerekirse Naní; İsviçre'de sol açık/kanat oynayan daha doğrusu ne oynadığını iki maçtır anlayamadığımız Barnetta ve Çek Cumhuriyeti'nde bu pozisyonda oynayan Plasil... Hepsinin ortak bir özelliği var ve bu da "oyunun kilitlenmesi" bakımından biraz can sıkıyor. Bu oyuncuların hepsi (hadi Ronaldo ve Quaresma için fark etmez diyelim) sağ ayaklı oyuncular... Dikkatli baktığınızda, o kanattan gelen tüm ortaların İngilizler'in deyimiyle 1. orta bölgesinden yapıldığını ve iç falsoyla ortaya geldiğini görürsünüz. Bizim attığımız ilk goldeki orta gibi mesela... İstatistikler de diyor ki iç falso ve 1. bölgeden yapılan ortaların yüzde 93'üne savunma ilk teması yapar, yani dün attığımız ilk gol % 7'den gelmiş bir gol. Ha, istatistikler çok mu önemli, değil, ama dünya 4-3-3 varyasyonlarına kayarken taktiksel anlamda sol açıkların solak olmaması ilgi çekici.

Bu arada, Türkiye'nin harcadığı evsahipleri listesine İsviçre de eklenmiş oldu. EURO 2000'de Belçika, 2002 Dünya Kupası'nda da hem Kore Cumhuriyeti hem Japonya aynı akibete uğramıştı...

6,gün MAÇ TAHMİNLERİ..İDRİS AY

Croatia - Germany 1-2
Austria - Poland 0-0

aklın yolu 1

Rıdvan hocamın sölediği bir şey üzerinden başlamak istedim yazıma. 135 dakika hiç bir şey yapmayan ancak son 45 dakika teknik direktörlük yapan bir Fatih hocadan bahsetti kendileri. yerden göğe kadar haklı Rıdvan hoca. Fatih Terim'i efsane yapan, Mümin'in de ısrarla bahsettiği 4-4-2 düzenine geçtiğimiz andan itibaren sahada futbol oynamak adına her şeyi yapan bir Türkiye gördük. ancak yağmur devam etseydi ne kadar şansımız olurdu tartışılır. Hakan Balta'yı bugün çok beğendim. rakibin kanatlardan destek verebilen en tehlikeli adamlarından Behrami'ye geçit vermedi. ayrıca arda'nın sol kanatta destekçisi oldu. yediğimiz golde kademe hatası yaptığını düşünebiliriz ancak o golde savunma göbeğimizin acizliği o kademe hatasından daha ön plandaydı.
şunu gördük ki biz çift forvet oynamak zorundayız. aksi takdirde silinip gidiyoruz. Hakan Şükür gibi bir oyuncumuz olsa 5li ortasaha ile belki hücum anlamında başarılı olabiliriz ancak hava toplarında o kadar etkili bir oyuncumuzun olmayışı bizi 4-4-2'yi mutlaka uygulamaya mecbur bırakmakta. Nöbetçi golcü Semih yine iş başındaydı. o girdikten sonra rahatlayan Nihat'ın ortasına Semih'in mükemmel kafası bizi Çek Cumh. maçına umutlu taşıyacakken, Arda'nın golü, pazar günü berabere kalmanın bile penaltılarla üst tura çıkma şansımızı sürdürmek bakımından bizi daha da sevindirdi.
Teşekkürler Volkan...!Teşekkürler Semih...!Teşekkürler Arda...!Teşekkürler Fatih Terim...!
Umarım Çek Cumh. maçında da kendisini efsane yapan sisteme ihanet etmeyen bir anlayışlla sahaya 11 tane aslan yürekli futbolcu sürer, bu turnuvaya çok renk katacak takımlardan biri olarak şampiyonaya devam ederiz.

11 Haziran 2008 Çarşamba

Karmaşık bir maç...değişen dengeler.....bir ev sahibi daha dışarda.

ilk dakikalarda güzel b,r oyunla başladık..Ümit verici bir oyunla başladık....Derken mükemmel sahada yagmur ( sel de diyebiliriz ) dengelerin değişmesi...Ardanın direkten dönen topundan hariç oyunun hakimi isviçreydi....Ustune bir de turk yapımı gol yedik....Spikerde klasik türk mantığıyla yaramızı deşer gibi EREn in milli takımda oynamak istemesine vurgu yapması da benim gibi izleyicileri delirtmekte birebirdi..Hüsran dolu ilk yarı

Yagmurun dinmesi Semihin girmesi.::VE ibrenin bize dönmesi ile maçı zor da olsa 2-1 kazandık....Kritik hatalar yada güzel kurtarışlar yapan volkan Allahtan günündeydi...

ÇEk cumhuriyeti ne olur...Allah kerim...İi oynadık o maçı alırız diemiycem...Valla acaip bir ülkeyiz acaip bir takımız.....

Forvette sorun var...Halil , FAtih t., MEhmet y. ,ümit karan.....yok
Defansta sorun var...Sakatlar ordusu..İnsan diyemediğim servete bağlıyız...

NOT: BElçikadan sonra 2.evsahibini de turnuvadan eleyen ilk takımız galiba...Bu da bir başarıdır bence :))))))))))

YOLUN AÇIK OLSUN TÜRKİYEM:::KAZANMAK İÇİN HERŞEYE İHTİYACIMIZ VAR::::::
MANTIĞIN BİTTİĞİ YERDE BİZ VARIZ UNUTMAYIN :)))

meriç'ten nacizane yorumlar...

sevgili dostlar, internetsiz geçen 2 gün sonunda tahminlerimi mümin güler aracılığıyla iletmek zorunda kaldım. umarım bi daha böylesi aksaklıklar yaşamam. müminciğim yardımların için teşekkürler.
gruplarda 8 maç oynandı ve her takımı izlemiş olduk. 16 takım içinde yunanistan ve türkiye turnuvada şimdiye kadar en yetersiz görünen takımlar oldu. ancak elimizde olan kadrodan çok daha iyi bir mücadele beklemek hakkımız. umarım isviçre ve çek cumhuriyeti maçlarında daha iyi mücadele edebiliriz.
bu yorumu yazdığım sıralarda portekiz-çek cumh. maçı portekizin üstünlüğüyle sona ermişti. portekiz bu sonuçla gruptan çıkan ilk takım olmayı neredeyse garantiledi. bize karşı oynadıklarına yakın bir futbol ortaya koydular ancak karşılarında daha az gol pozisyonu veren bir çek cumhuriyeti buldular. buna rağmen 3 gol bulmaları şaşırtıcı :D bizim bu akşam yapacağımız isviçre maçına gelirsek; beraberlik bizi çek cumhuriyeti karşısına mutlak galibiyet için çıkaracaktır. Ancak bu maçı 1-0 gibi bir sonuçla kazanırsak çek cumhuriyeti maçında bize beraberlik de yetmeyecektir. Bu akşam ya isviçreyi 2-1,3-2 gibi tek farklarla ya da 2 gol veya daha fazla farkla yenmemiz gerekecek (puan ve averaj eşitliği durumunda çok gol atan takım üst tura çıkacak sanırım, yanlışsam lütfen düzeltin çünkü emin değilim). bu akşam sahaya hangi dizilişle,hangi oyuncularla çıkacağımız gerçekten muaamma. tüm takımların yaklaşık olarak ilk 11'leri belliyken biz daha 6-7 adamı bile zor saymaktayız. emre belözoğlu'nun sakatlığı ve nihat'ın oynamayacağına dair duyumların üzerine muhtemel bir 11 şöyle olmalı diyorum:
volkan (rüştüyü kullanmayacak bu gidişle)
sabri(hamiti ortada kullanmalı bence)
servet(sanırım iyileşti)
emre güngör (servetle bu sezon çok sayıda iyi maç çıkardı,uyumlu)
hakan balta ( ofansif özelliği kısıtlı çünkü defansta daha çok şey beklenmekte, uğur boral çok savruk bi sol bek olur)
hamit altıntop(kazım kazım'ı da düşünebilir ama hamit daha dirençli)
mehmet aurelio (olmazsa olmaz)
mehmet topal(daha ofansif olmak isteniyorsa ayhan akman düşünelebilir)
arda(tuncayı da düşünebilir,hatta uğur boral)
tuncay şanlı(serbest adam olarak nihatla ya da semihle beraber,gökdeniz oynarsa da şaşırmam)
nihat(oynamazsa mecburen semih)
defans tamamen galatasaraydan seçilmiş gibi oldu ama bunların alternatifleri var mı tartışılır. bu yılı en az gol yiyerek kapatan Türk takımının 4lü savunmasını burda da kullanmak saçma değil en azından(gökhan zan'ın simao'ya tekme atıp sakatlanmasından daha mantıklı işler bunlar)
muhtemelen 4-5-1 dizilişiyle sahaya çıkacağız, gökdeniz-aurelio-tümer-tuncay-arda şeklinde bir ortasaha duydum. bu nasıl bi ofansif ortasahadır, karşılarında bizim sınıf takımı olsa neyse ama isviçre de takım halinde hücuma çıkan bi takım, rakibi karşılamak adına biraz zayıf kalabiliriz.
maça 1 saatten az zaman kaldı, umarım sahadan istediğimiz sonuçla ayrılırız. oynadığı taktirde arda turan parlamaya aday oyuncumuz. defansın göbeği hata yapmaz, kanatlar da rakibe boş alan bırakmaz ise sahadan 3 puanla ayrılmamak için bir neden yok (aslında onlarca neden var ama neyse).
Haydi Terim'in Aslanları...
Haydi Türkiye...

11 Haziran

Portekiz 0 Çek Cumhuriyeti 0

İsviçre 1 Türkiye 1

jose Euro 2008 grup ikinci maçları

evet 2. maçlar geldi

portekiz-çek cumhuriyeti : 1-1
isviçre-türkiye : 2-2

meriç maç tahminleri

portekiz-çek cumhuriyeti : 2-0
isviçre-Türkiye : 1-2

A Grubu - 2. Maçlar

Portekiz - Çek Cumhuriyeti: 2-1
İsviçre - Türkiye: 2-2

Şampiyonadaki grup maçlarının ikincileri başlıyor... Turnuvaya mağlubiyetle başlayan takımların şanslarını son maça taşımak için en kötü berabere kalmaları gerektiği bir ortamda, ev sahibiyle yapacağımız maçta galip geleceğimizi düşünmek bence hayalcilik olur. Ev sahibine karşı alacağımız bir beraberlik sonrası gözümüze kestirmemiz gereken takım da Çek Cumhuriyeti oluyor bana göre...

İsviçre'de hızlı ve bitirici Frei'in yerine ya ağır ve daha bi "playmaker forward" Hakan Yakın veya Frei'den de hızlı, güçlü ama son vuruşları zayıf bir Eren forma giyecek. Savunmamız hem süratli hem zeki oyunculara karşı sorun yaşadığı için kimin oynayacağının bence pek önemi yok rakipte. Ama açıkçası, ben milli takımımızın şu şartlarda kurtuluş formulünü Galatasaray'ın ligin son 7-8 haftasında uyguladığı 4-4-1-1'de görüyorum; tabii ki doğru tercihlerle..

Emre Belözoğlu'nun sakatlandığı bir ortamda artık orta sahanın ortasında bir Ayhan Akman, olmadı "double Mehmet" denenmelidir.. Sağ bek için eldeki malzemenin en iyisi olarak Sabri (ki söylerken bile ifrit ediyor insanı) en akla yatkın tercih gibi dururken, sol bekte de hücum gücü kısıtlı (hatta namevcut) Hakan Balta ile savunmada kanat kademesinin ne olduğunu bilmeyen Uğur Boral arasında bi tercih yapılacak gibi duruyor. Rakip İsviçre'nin de Portekiz gibi kanat oyuncuları sürekli kanat değiştiren tipte oyuncular olduğu için (Barnetta - Behrami, oynarlarsa Vonlanthen - Cabañas) ben savunma yönü kuvvetli Balta tercihinin daha doğru olacağına inanıyorum.

Kafamdaki onbir;

Rüştü - Hakan, Servet, Emre Güngör, Sabri - Uğur, Aurélio, Ayhan, Hamit - Arda - Nihat

Maça çıkacağını tahmin ettiğim Mr Terim onbiri ise;

Volkan - Hakan, Servet, Emre Aşık, Sabri - Tuncay, Aurélio, Hamit, Arda - Semih, Nihat...

Hacito (ya da Özgür the Great), hasta yatağından bildirdi...

10 Haziran 2008 Salı

5.gün maç tahminleri idrisay

Czech Republic - Portugal 0 - 1

Switzerland - Turkey 0-1

İspanya - Rusya sonrası...

Gün geçtikçe güzel maçlar izlemeye başlıyoruz. Farklı bir skorla bitmesine rağmen İspanya-Rusya maçı da heyecanlı ve seyir zevki yüksek bir mücadele oldu. Yağmurla birlikte çok yavaş pozisyon tekrarları da çok keyifli enstantaneler oluşturdu.

Gol kralı belli oldu sanırım bugünkü maçtan sonra. David Villa büyük bir avantaj yakaladı krallık yolunda. Herhalde onun tek rakibi Nihat Kahveci olabilir bundan sonra. :)

Vakti olan arkadaşlar ilk maçların değerlendirmesini artı milli takım analizlerini yapsınlar. Özellikle milli takımın muhtemel geleceği üstüne romanlar yazılabilir Sinyor Terim'in sayesinde.

Bakalım günün son maçının galibi Gekas'lı Charisteas'lı komşu Yunanistan mı, yoksa Larsson ve İbrahimoviç'li İsveç mi olacak? Yoksa beraberlik mu zuhur edecek? Dizilişlere şimdi baktım da İsveç çok ofansif bir kadroyla çıkıyor gibi. Bakalım ne olacak?

Tombala Gün 4 - 10 Haziran

İspanya 2 Rusya 1

Yunanistan 1 İsveç 1

meriç maç tahminleri

ispanya-rusya : 2-0
yunanistan-isveç : 0-0

4.gün maç tahminleri idris ay

İspanya-Rusya : 2-0
Yunanistan-İsveç : 0-1

fatih terim ve milli takım görüşleri gerçekten dogru..meriçin ayhan akman öneriside çok mantıklı..AMa bu kadar tutarsızlık içinde f.terimin aklına gelir mi bilmem...

İtalya-Hollanda maçı ise turnuvanın en güzel maçıydı...İtalya'nın 3 yemesi şaşırtıcı olsada maç kalitesi olarak çok iyiydi..Umarım böle maçlar izlemeye devam ederiz...

Türkiye yüzünden güzel futbolu kaçırmak istemiyorum..Güzel futbol temennisiyle.

9 Haziran 2008 Pazartesi

3.gün maç tahminleri

romanya-fransa 0-1
hollanda-italya 1-1

mümin'in turnuvayla ilgili belirttiği görüşlere katılmamak elde değil. Tüm Avrupa Türkler'i 4-4-2 sistemine sahip, çok savaşçı bir ortasaha ve kanatları kullanarak pivot santraforla gol bulabilen bir ülke olarak görürken geldiğimiz noktada topu yerden ve göbekten oynamaya çalışan ancak oyunu kuramayan ve de rakip defansları göbekten delemeyen bir ülke durumuna geldik. Hakan Şükür'ü almamak doğru bir tercih olsa da yan toplardan gol bulabilecek Ümit Karan,Fatih Tekke,Mehmet Yıldız gibi isimlerin bu kadroda düşünülmemiş olması çok saçma gelmekte. umarım bundan sonrası için istediğimiz sonuçları elde ederiz

Not:Belözoğlu'nun oyun kurucu olarak başarısız olduğu bir ortamda Ayhan Akman düşünülemez mi acaba diye sormaktayım (Sivasspor-Galatasaray 33. hafta maçı geliyor gözümün önüne).

Özür ve Tahminler

Agalar,

Cuma gününden beri vertigosundan nöbetine her türlü atağı geçirdiğimden kelli bırakın maçlara tahmin yapmayı, Avusturya-Hırvatistan ve Türkiye-Portekiz dışındaki maçlarda takımların giydikleri forma renklerini bile bilmiyorum.. Bir aksilik olmazsa bugünden itibaren tahminlerim başlar şampiyonayla ilgili; kaçırdığım ilk iki gün için özür..

C Grubu İlk Maçlar

Romanya - Fransa: 1-1
Hollanda - İtalya: 2-1

D Grubu İlk Maçlar

Yunanistan - İsveç: 1-0
İspanya - Rusya: 1-2

jose Euro 2008 durum değerlendirmesi

ilk 2 grupta ilk maçlar tamamlandı ve beklenenin aksine en zayıf halkanın Avusturya değil,Türkiye olduğu ortaya çıktı...
Her Avrupa takımıyla maç yaptığımızda "onların ekolleri var ama bizim yok" diye yakınıyoruz...
Halbuki bir ekolümüz vardı,Fatih Terim'in eseriydi : 4 lü sqavunma,güçlü her daim basan enerjik ortasaha ve sistemin en önemli halkası pivot santrafor+onun indireceği toplara vuracak golcü...
Terim kendi yarattığı ekolden ne idüğü belirsiz sistemleri uygulamak için vazgeçti,Hakan Şükür'ü almadı (artık almasın :D 38 yaşıjna geldi yeter) ,bozkırda 10 aslan gücündeki Mehmet Yıldız'ı almadı...
Ne yaptı,kumar oynadı...
Kaç defa seyrettiğini bilmediğimiz Mevlüt'ü (yetenekli bir futbolcu Mevlüt,ama kapalı kutuydu bizim için) ,GTA San Andreas'ın CJ ine benzeyen umursamaz Colin Kazım,senede sadece 10 maç oynamış her daim sakat Emre B. ,kümede son 2 maçla kalmış Ankaraspor'un miyadı dolmuş defansı Emre Aşık (torpil var) ,G.Saraylılar'ın bile her maç övgüyle küfrettiği Sabri...
Bunları aldı,M.Yıldız-M.Topuz-Ü.Karan gibi adamları almadı...
Silahı kendi kafasına dayadı...
Eli şu an tetikte ve tek kurtuluşu var,İsviçre maçı...
Ya eski sistemine,4-4-2 ye dönecek,ya da İmparator Terim sonsuza kadar tahttan inecek...
Karar kendisinin...

Bu arada İsviçre maçını hakemi Lubos Michel,pis koku aldım demedi demeyin..

Kendinize iyi davranın

jose Euro 2008 grup ilk maçları / part 2

Romanya-Fransa : 0-2
Hollanda-İtalya : 1-2
İspanya-Rusya : 1-1
Yunanistan-İsveç : 0-2

Tombala Gün 3 - 9 Haziran

4 maçı da favoriler kazandı. Düz mantıkla favorilere oynasaydık Meriç'in sahip olduğu 4 puana ulaşabilirdik hiç zorlanmadan. Sürprizsiz turnuvanın hakkaten hiç tadı olmuyor. Aklıma Senegal'in Fransa'yı yenmesi , Yunanistan'ın Portekiz'i devirmesi, Türkiye, Güney Kore, Hırvatistan ve İsveç'in dünya kupasındaki yarı final yolculukları geliyor. Canım sıkılıyor açıkçası. Umarım bugün bir sürpriz görebiliriz.

Romanya 1 Fransa 1
İtalya 1 Hollanda 1

Tombalacının notu: Temmuzlar Hazirana döndü. Kafanız karışmasın yahu...

....

Burdan tombalacı Onur'a seslenelim....Abi haziran ayındayız temmuz diye yazıyon mesajlara, aklım karıştı valla :D

3,gün maç tahminleri

Romania - France 0-2

Netherlands - Italy 0-1

8 Haziran 2008 Pazar

2. maçlar

avusturya- hırvatistan 0-3
almanya-polonya 2-0

Tombala Gün 2 - 8 Haziran

Avusturya 0 Hırvatistan 2

Almanya 2 Polonya 0

2.gün b grubu idris ay

Austria - Croatia 0-0

Germany - Poland 2-1

7 Haziran 2008 Cumartesi

meriç A grubu ilk maç tahminleri

isviçre- çek cumh. 1-1
portekiz-türkiye 2-1

Türk futbolunun yetiştirdiği en büyük teknik direktörlerden biri olan sayın Fatih Terim ve ekibine güvenimi belirtmek isterim. Her ne kadar son dönemlerde Fatih Terim'in kafasında ne var, planları nedir anlayabilen yok ama yine de ona güvenmekten başka çare de yok. Umarım sevinen taraf biz oluruz

jose Euro 2008 grup ilk maçları

futbol karnavalı başlasın

İsviçre-Çek Cumhuriyeti : 0-2
Portekiz-Türkiye : 1-1

Avusturya-Hırvatistan : 0-3
Almanya-Polonya : 3-1

bu arada şampiyon adayımın İTALYA olduğunu da unutmadan belirteyim...Belki bunu da katarız

Tombala Gün 1- 7 Haziran

Olm sizi şıklık uzmanı yapıcam. Maşallah hakimsiniz herşeyin şıkına.

İsviçre 1 Çek Cumhuriyeti 1

Türkiye 1 Portekiz 1

6 Haziran 2008 Cuma

idris ay 1.maç tahminler

Switzerland - Czech Republic 0-1

Portugal - Turkiye 0-0

yorum puanlama

bende meriç ve mümine katılıyorum...
Finaller özeldir..Ek puan olayı sadece final için geçerli olursa çok şık olur..Ve puan kazanmak zor olunca fark da açılmaz..Ş.ligi gibi heyecean son güne kadar devam eder...

5 Haziran 2008 Perşembe

slm

ya ben bu blog olayını anlamıyorum :S ben giriş yaptım hiç üyelik istemeden aldılar beni nasıl oluyor yaw

neyse,efendim Şampiyonlar Ligi finalini 41-42 saatlik uykusuzluğa yenik düşerek seyredemeyen,ayrıca 1-1 diye düşündüğü maç skorunu tahmin olarak yazamayan bir üye olarak bu şampiyonada elimden geleni yapacağımı taahhüt eder,saygılarımı sunarım...

Puan sistemi bence de biraz sakat,sadece finale bonus olarak +4 verilse daha şık olur sanki...

Meriçin dediği şeyleri de düşünmek lazım,44-45 saat kaldı turnuvanın başlamasına düşünelim taşınalım

Müsaadenizle şimdi altılıya dönmek istiyorum

yeni puan sistemi

ben açıkçası bu yeni puanlamayı biraz adaletsiz buldum. yeni sisteme göre ilk tur maçlarına yeterince özen göstermeyip tahmin yapmayan bir arkadaşımızın herhangi bir yarı final maçında tam skor bilmesi halinde alacağı 8 puan, diğer arkadaşların grupta 8 maçın kazananını bilmesiyle eş değer taşıyacak. bu bence büyük bir adaletsizlik ortaya çıkarır. turnuvalarda üst tur maçlarının önemli olduğu bir gerçek ancak arada bu kadar uçurum olmalı mı o tartışılır bence.

heyecanı arttırmak istiyorsak turnuvanın şampiyonunu, gol ve asist krallarını da turnuva öncesi tahmin edelim ve doğru tahmine vereceğimiz puanı da şampiyona sonrasında genel puan durumuna katalım.
saygılarımla

Oyun Kuralları...

Şimdi bu oyunu 2. kez büyük bir turnuva dahilinde oynadığımız için ilk oyundan aldığımız tecrübelerle birlikte oyun kurallarını net bir biçimde ortaya koyma ihtiyacı doğmuştur kanımca.

1- Oyunun puanlaması aşağıdaki gibidir.
  • Grup maçlarında her doğru tahmine 1 puan verilir. Ek olarak doğru skor tahminine 1 puan daha verilir.
  • Çeyrek final maçlarında her doğru tahmine 2 puan verilir. Ek olarak doğru skor tahminine 2 puan daha verilir.
  • Yarı final ve final maçlarında her doğru tahmine 4 puan verilir. Ek olarak doğru skor tahminine 4 puan daha verilir.

2- Oyunu en çok puan toplayan oyuncu kazanır.

Eğer puanlarda bir eşitlik olursa;

  • Doğru skor tahmini daha az olan oyuncu yani daha çok maçtan puan kazanmış olan oyuncu bir ön sıraya geçer.
  • Üstteki maddedeki eşitlik durumunda doğru skor tahmini yaptıkları maçlardaki gol toplamlarına bakılır. Gol sayısı toplamı fazla olan oyuncu bir ön sıraya geçer.
  • Eğer yine bir eşitlik varsa bu oyuncular Allah'a havale edilir.

Bu kurallar oyundaki heyecanı daha yüksek tutmak için yapılmıştır. Herhangi itirazı olan oyuncular herhangi bir konuda, lütfen yazarak katkıda bulunsunlar. Herkese teşekkür ederek oyunumuzun vatan millet ve insanlığa faydalı olmasını temenni ederim.

euro08game.blogspot.com

PS: Jose hadi üye ol canım, hepimiz seni bekliyoruz.

1 Haziran 2008 Pazar

Euro2008 First Round Schedule

Saturday 7 June 2008

Grp A
Switzerland 18:00 Czech Republic Basel - St. Jakob-Park

Grp A
Portugal 20:45 Turkey Geneva - Stade de Genève


Sunday 8 June 2008

Grp B
Austria 18:00 Croatia Vienna - Ernst Happel

Grp B
Germany 20:45 Poland Klagenfurt - Wörthersee


Monday 9 June 2008

Grp C
Romania 18:00 France Zurich - Letzigrund

Grp C
Netherlands 20:45 Italy Berne - Stade de Suisse


Tuesday 10 June 2008

Grp D
Spain 18:00 Russia Innsbruck - Tivoli Neu

Grp D
Greece 20:45 Sweden Salzburg - EM Stadion Wals-Siezenheim


Wednesday 11 June 2008

Grp A
Czech Republic 18:00 Portugal Geneva - Stade de Genève

Grp A
Switzerland 20:45 Turkey Basel - St. Jakob-Park


Thursday 12 June 2008

Grp B
Croatia 18:00 Germany Klagenfurt - Wörthersee

Grp B
Austria 20:45 Poland Vienna - Ernst Happel


Friday 13 June 2008

Grp C
Italy 18:00 Romania Zurich - Letzigrund

Grp C
Netherlands 20:45 France Berne - Stade de Suisse


Saturday 14 June 2008

Grp D
Sweden 18:00 Spain Innsbruck - Tivoli Neu

Grp D
Greece 20:45 Russia Salzburg - EM Stadion Wals-Siezenheim


Sunday 15 June 2008

Grp A
Switzerland 20:45 Portugal Basel - St. Jakob-Park

Grp A
Turkey 20:45 Czech Republic Geneva - Stade de Genève


Monday 16 June 2008

Grp B
Poland 20:45 Croatia Klagenfurt - Wörthersee

Grp B
Austria 20:45 Germany Vienna - Ernst Happel


Tuesday 17 June 2008

Grp C
Netherlands 20:45 Romania Berne - Stade de Suisse

Grp C
France 20:45 Italy Zurich - Letzigrund


Wednesday 18 June 2008

Grp D
Greece 20:45 Spain Salzburg - EM Stadion Wals-Siezenheim

Grp D
Russia 20:45 Sweden Innsbruck - Tivoli Neu