26 Haziran 2008 Perşembe

.. Senellinas & Kafetzis ..

Muhteşem bir turnuva geçirdik. Genel olarak bakıldığında çok iyi bir futbol mu oynadık? Hayır. Ama basbayağı tarihe geçtik. Hem de defalarca. Bir turnuvada 3 kez maç çeviren ilk takım...

Takımımızın yabancı basında aldığı lakaplar.. "Comeback kings"... Geri dönüş kralları.. "Host killers".. Ev sahibi katilleri --2000'den beri hak ettiğimiz bir sıfat; Belçika, Japonya, Kore Cumhuriyeti, İsviçre--.. "Bravehearts".. Cesur yürekler..

Hatta öyle ki bir Yunan arkadaşımın ifadesi aynen şu şekildeydi ilk tur maçlarından sonra.. "Şu takımı [Yunanistan] yenilemeye forvetten başlayalım. Sizden iki oyuncu alıp isimlerini Senellinas [Şentürk] ve Kafetzis [Kahveci] yapsak en azından tek golle kupayı bitirmezdik."

Şaka bir yana, dünkü maçın bi değerlendirmesini yapmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Maçın ilk 75 dakikası oyunun hakimiyken, son 15 dakika biraz sallandık o da Almanya'ya yetti.

Almanya'nın oynadığı futbolla kesinlikle finali hak ettiğini düşünmüyorum hâla. Şu turnuvada oynadıkları futbola bakınca kura şansıyla burada olduklarına inanıyorum açıkçası. Zira kuranın diğer tarafında elenen Hollanda, Fransa, İtalya hatta Romanya Almanya'dan daha iyi takımlar bana göre. Fransa, belki Domenech sayesinde kişiliksizden de öte bir futbol oynasa da B Grubunda Fransa, C Grubunda Almanya olsaydı muhtemelen aynı şeyler olmaz mıydı diye de düşünüyor insan...

Almanlar'ın tek avantajı sahanın her yerinde ortalama oyunculara sahip olmaları bence. Portekiz'e bakıyoruz, muhteşem bir hücum gücü bireysel olarak ama takım oyununa çeviremiyorlar ve orta sahayla kalelerinde çok zayıflar. Hollanda deseniz, Portekiz'in iki gömlek üstü ama stoperleri Letonya'dan hallice. İtalya diyoruz, müthiş bir savunma organizasyonu ama yarı sahayı geçemediler turnuva boyunca neredeyse... Almanya'ya bakınca ise sıradan bir kaleci, sıradan bir savunma hattı --iyi kesiciler ama topu oyuna sokma konusunda Sabri Sarıoğlu tadı yakalıyolar genelde--, sıradanın biraz üstü bir orta saha ve Klose dışında bi numarası olmayan forvet hattı. Kimbilir, belki de işin esprisi birimlerin kalitesinin birbirine yakın olmasından geçiyordur da ben anlayamamışımdır. Gerçi Arda ve Nihat'lı bir Türkiye'nin bu Almanya'yı yeneceğşnş düşünüyorumama hipotez olarak kaldı tabii ki bu!

Takımımıza gelince, pozisyon hatalarına rağmen ömründe ilk kez stoper oynayan Mehmet Topal, Ballack'ı tabir-i caizse ezip geçen Mehmet Aurélio, yorulana kadar topu çok iyi kullanan Ayhan Akman ve yine yorulana kadar Friedrich'in kanalını koridor yapan Uğur Boral takımın dünkü iyilerindendi. Hamit Altıntop, fena bir oyun oynamamasına rağmen kaptırdığı 4 topun 2'sinin gol 1'inin de gol pozisyonu ile sonuçlanması sonucu moral olarak biraz oyundan düştü ikinci yarı. Sabri Sarıoğlu, maç boyu berbat bir performans sergilediyse de ikinci golün asistini yaparak biraz olsun kendini affettirdi. Gerçi üçüncü goldeki pozisyon hatasını Baran Demirli yapmaz o da ayrı! Rüştü Reçber de milli takım jübilesini keşke daha iyi yapabilseydi... Semih Şentürk içinse artık kelimeler kifayetsiz...

Can sağlığı olsun.. Oynamayan Tolga'dan İstiklal Marşı'nı ezberlemeye vaktim olmadı diyen Kazım'a, "Servet'i yetiştiremezsem mesleği bırakırım" deyip gözleri kan çanağına dönen Doktor Uğur'dan efsane malzemeci Mehmet Akpençe'ye kadar herkese teşekkürler ve tebrikler!!!

Turnuvanın herhalde bizler için en unutulmaz anlarının videosuyla bitirelim...

http://www.vidivodo.com/158938/turkiye-hirvatistan

Skor tahminim de bugünkü maçla ilgili.. İspanya - Rusya : 2 - 2...

Hiç yorum yok: