Devre arasında televizyon başından kalkıp bi şeyler atıştırarak balkonda hava almaktaydım. sandalyede otururken aklımda maçtan sonra bloga ne yorum yapacağım vardı. bu turnuvaya büyük ümitlerle gelmiş bir ülkeni takımı ve teknik heyetine en azından isviçre maçındaki geri dönüş için teşekkür etmemiz gerektiğini düşünmekteydim. 2.yarı başladı Fatih Hoca kimsenin beklemediği Semih-Sabri değişikliği ile sahaya çıkardı takımı. pek çok spor yazarı o anda bence Fatih Hoca'nın kalemini kırmıştı. ancak 2. yarıya çok istekli başlayan bir milli takım gördük. ne yazıkki gol bir türlü gelmedi. karşınızdaki 4 savunma oyuncusu da Seria A'da oynuyorsa ve arkalarındaki kaleci de dünyanın en iyi 2-3 kalecisinden biriyse işiniz gerçekten zor. ancak biz umutsuzca gol aramaya devam ettik. derken Fatih Hoca bir başka değişiklik ile riskleri arttırdı. ön libero çıkarıp hücum hattına bir kanat oyuncusu aldı, hedefin mutlak gol olduğu, rakibin üstüne gideceğimiz belli olmuştu. ancak emre güngör'ün talihsiz sakatlığı ve İsveçli hakemin harika(!) yönetimi ile bir kontraatak sonucu 2. golü ağlarımızda gördük. bundan sonrasını anlatmaya gerek yok sanırım. hepimiz yaşadık bunu. kelimelerin anlamını kaybettiği,duyguların en mantıklı insanı bile yoldan çıkardığı dakikalar. buna ister mucize deyin isterse kader ya da sadece şans...böylesi bi defans hattına sadece 20 dk gibi bi sürede 3 tane gol atabilmek olağanüstü, hele ki 2-0 geriden gelip. dünyanın en iyi kalecilerinden olan Cech bugün öylesi hatalar yaptı ki,sanki bu akşam için Nikopolidis ile yer değiştirmişler zannettim. Arda'nın güzel vuruşu, Nihat'ın fırsatçılığı ve mükemmel ötesi plasesi ile tur bize geldi. televizyonda izlediğim her kanal Arda ve Nihat'ı övmekteler. ancak ben apayrı bir adamdan bahsedicem. Hamit Altıntop...Tuncay'ın vurduğu Cech'in tuttuğu serbest vuruş Hamit'tendi.Arda'nın golün pası Hamit'ten, 2-1 iken Servet'in kafayla dışarı attığı topta orta Hamit'ten, Cech'in elinden kaçırdığı orta Hamit'ten, son golde Nihat'a arapas Hamit'ten...bugün ntvspor.com'da yabancı sitelerden alıntı bir haber vardı.Cech ile Hamit'in mücadelesi olacak deniyordu. ama sahada bu mücadeleyi gösteren bir Hamit ve evine erken dönen dünyaçapında bir kaleci vardı.
sahaya 4-5-1 sistemiyle yayılan Çekleri 90 dakika beğenmedim. futbol adına hiç bir şey yapmayan, topu alıp Koller'e şişiren,ondan inen toplarla pozisyon yakalamaya çalışan bir takım.Rosicky olmayınca futbol mantaliteleri 30 yıl öncesine dönmüş sanki. bunda 69'luk Brückner'in payı da var sanırım. Fatih Hoca basın toplantısında onun yerinde olmak istemem demişti. bir an düşünün bizim maçı bu şekilde verdiğimizi. o 23 futbolcu ve o teknik ekip heralde ülkeye giremezlerdi. şu an herkesin baştacı oldular. merak ediyorum da bu maçı o baskıya rağmen alamasaydık,elenip eve dönseydik böyle olacakmıydı.
Çek Cumh. için bir not: ortasahadaki 3lü ön libero gibi oynayan adamlar,tek yönlü oyuncular,böyle bir ülke başarılı olmak istiyorsa o 3lü ile ve bu çağdışı futbolla işleri çok zor. Çek futbolu yeniden yapılanmaya gitmezse daha da düşüşe geçerler gibime geliyor.
Maçın hakemine gelince; Mehmet Topal'a gösterdiği kart yanlış (dakika 6 sanırım), hemen arkasına Aurelio'ya itirazdan sarı kart...ön liberoların elini ayağını kırdı hakem maç başında. Tomas Galasek denen arkadaş tam 4 tane 100de 100 sarı kartlık faul yaptı sadece bir sarı kart, o da hakem lütfetti de gösterdi. Volkan'a kırmızı kart haklıdır belki ama o Koller'e hiç mi aldatmaya yönelik bi düşünce ile bakılmaz (adamın boy 202 cm, kilo 100 kg civarı). o müdahale ile o kadar uçabiliyorsa,alsın bi pırpır uçak, binsin dursun,futbolu bıraksın.
bi not da Jankulovski'ye: abi adam böle aciz kalmamıştır futbol hayatı boyunca. kazım,hamit,arda,sabri sürekli birlikte onun kanattan gelmeye başladı,adam apıştı kaldı.
maçla ilgili yazılcak onlarca şey var ancak bunları yarın daha sakin bi şekilde değerlendirmek gerekir diyorum. Fatih Hocamız'a ve ekibine,23 kişilik kadrodaki tüm futbolcu kardeşlerimize,abilerimize teşekkür ediyorum. umarım hırvatları da safdışı eder, Türk milletine yepyeni sevinçler yaşatırlar.
Halısaha ile ilgili bir not: Orda maç sonrası bundan sonra maç organize etmicem derken ciddiydim, maç yapmak isteyen arkadaşlar bundan sonra ayarlarlar insanları ve sahayı, haber verirler geliriz.
16 Haziran 2008 Pazartesi
Karanlıktan Aydınlığa
Etiketler:
Arda Turan,
Emre Güngör,
Fatih Terim,
Hamit Altıntop,
Petr Cech,
Tomas Galasek
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder